Posts Tagged ‘Norrda’

Herşeyi yoluna soktuktan sonra pazartesi sendromu kuşağına dönüş yapabilmek gibi büyük bir zevk oldu benim için. Zaten sendromu da dün gece segvili google/blogger sayesinde yeşemıştım. O yüzden şimdi sakin birşeyler dinlemekte fayda var deyip, winampın playine bastım. Gerçi benim için bu hafta biraz geç başladı, uyuya kalmışım ya neyse. Sevgili Selen’in (Hünerli), Kuzeni Miray (Kurtuluş) ile vakti zamanında yapmış oldukları ortak bir çalışmaya yer vereyim dedim…
Her nekadar tatil bitip lanet çalışma hayatına geri dönülse de benim tatilim devam etmekte. Bir kaç gün daha buralarda öyle boş boştakılacağım. İşin kötü tarafı etrafta kimsenin kalmamış olması. Herkes çalışınca da çalışmamak kötü bişi…
Bu gün sendrom da bir klip var. Daha fırından çıkalı 24 saat olmamıştır.
İşte Norrda – I Know

I Know

Aslında The Lost Room’u izledikten sonra “Su Yayınlarından” çıkan “Kadife Karanlık” kitabını biraz kurcalamış konuyla alakalı olarak pek makul paranormal gerçekliğin iletişim alanlarını kullanarak insan üzerinde yarattığı etkinin analizini yapacak bir yazıya başlamak üzereydim ki, elimde olmadan yüzüme vurup üzerime çöken tembelliğim, oncelikle birşeyler atıştırmam ve akabinde gelen yazma korkusu ile birleşerek çorap söküğü gibi gelen konuların sevgili Google’da araştırmaya aşlanmasıyla gidişat tamamen değişti. Sonuçta bu satırları yazmaya başladığım anda Norrda’nın Infinite Face klibi bir yandan da YouTube’ta dönmeye devam ediyordu. (Olaylar buraya nasıl geldi hiç farkında değilim.)
Sonuçta bugün böyle bir yazı yazılamayacak, bu gün yazılamayan yazı da diğer günlerde büyük ihtimal yazıl(a)mayacak…
Üzerimde sebebini bilemediğim bir durgunluk var. Rüyalarıma takrar kavuştum, ancak eskisi gibi değiller. Sanki şimdi daha yakın bir gerçeklik içersinde , olayları karıştırabilme kıvamında beynime işliyorlar…
Geçen günlerin getirisi tartışılır ama gelecek nasıl bir gelecek çizecek?

Artık olaylardan, kişilerden, mekanlardan ne kadar uzak kaldıysam herşeyi son sırada öğrenmeye razıymış gibi, bunun sonuçlarını da alıyorum. Bilirsiniz ki Norrda diye sevgili Selen’in grubunun tanıtımını yapmıştım burada. Şimdi ise kuzeni sevgili Miray Kurtuluş’un, Portecho’dan Tan Tuncağ ile birlikte kurudukları Mira grubunun “Bir gün gelir” klibi Dream Tv’de dönmekte.
Gecenin geç bir bakti denk geldiğim klip sound larak Mira’ya benzenmekteydi lakin Miray’ı seçmekte tereddüt yeşadığımdandır ki bir süre inannamadım. Sonuç olarak klip sonundaki bandta beni destekleyerek grubun Mira olduğunu belirtti.

Geriye, Selen ve Miray’ın kendi grupları olan Nada’nın birşeyler yapmasına, zaten başlamış oldukları şeyi bitirmeleri kaldı. (düşük cümle oldu :) )

İşte adı geçen drupların linkleri ve klip aşağıda :) )

Mira: http://www.myspace.com/mirawonderstar
Portecho: http://www.myspace.com/portecho
Nada: http://www.myspace.com/nadaist
Norrda: http://www.myspace.com/norrda

Vokal, perküsyon ve gitar üzerine kurulu, elektronik altyapılarla destekli müzik üreten Norrda’nın ilk albümü “Infinite Face”, kasım başında çıkıyor.
İngilizce sözlü bu albümde 9 şarkı bulunuyor. Grup üyelerinden Hakan Vreskala’nın İsveç’te yaşaması nedeniyle Norrda’nın temelleri İsveç’te atıldı, Norrda ismi de İsveç dilinde kuzey anlamına gelen Nor kelimesinden türetildi. Ancak kuzeylilik grubun sadece adında yok, vokalin melankolik havasına perküsyonla doğu tadı, gitarla kuzey esintileri katılıyor. Norrda’nın müziğindeki füzyon biraz da grup içindeki karakterlerin müzikal geçmişlerinden etkileniyor.Norrda’nın ana sahnesinde Selen Hünerli, Hakan Vreskala ve Portecho’dan tanıdığımız Deniz Cuylan ile birlikte canlı elektroniklerde konuk sanatçı olarak Ali Rıza Şahenk yer alıyor.
Biyografi:
Selen Hünerli
Müzik hayatına İstanbul’da r&b, soul ve hip-hop tarzında parçalar cover’layan Bitter isimli grubuyla başladı. Bilgi Üniversitesi Sinema Bölümü’nde okurken öğrenci projelerine film müziği besteledi. Bir yandan Miray Kurtuluş ile birlikte Nada isimli projesiyle, psychedelic Türkçe vokalli elektronik parçalar hazırlayan Selen, yine Nada ile Can Kılcıoğlu’nun “Yoldaki Kedi” adlı kısa metraj filmine müzik üretti.
Hakan Vreskala
Müzik hayatına ortaokulda kurduğu thrash grubunda baterist olarak başladı. Perküsyona kaymasıyla müzik alanı punktan deyişlere kadar uzandı. 2001 senesinde İsveç Kraliyet Konservatuvarı’na kabul edildi ve Stokholm’e yerleşti. O zamandan beri Şivan Perwer, Aida Nadeem, Ferus Mustafov ve Lars Demian gibi tanınmış sanatçılarla çıktığı turne ve konserlere devam ediyor.
Deniz Cuylan
Deniz Cuylan, 2005 yılında “Underton” albümünü çıkaran Portecho grubu ile tanındı. 2003 yılında “Telecine” albümü yayımlanan “Maya” projesiyle pofesyonel olarak müziğe başladı. Groovy electronica ve jazz karışımıyla yurtiçi ve dışında pek çok popüler mekanda çaldı. Televizyona, filmlere, reklamlara, ayrıca Düsseldorf ve Moskova’da gerçekleşen defilelere müzik besteledi. İllüstratör Sadi Güran ve yazar Senem Akçay ile tamamladığı “Netame” isimli çizgi/roman/albümü 2007’de basıldı. Bir dönem Bant dergisinde editörlük ve Açık Radyo’da “Tırtıllar” programında sunuculuk yaptı. Deniz Cuylan, Haziran 2007’den beri Elec-Trip Records’ta prodüktör olarak çalışıyor.
sayfaya ulaşamıyor musunuz? lütfen "açıklamaları" okuyun. kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Neverland 07 Şubat 2012
        Artık yeni bir hikaye üretemeyen Hollywood’un eskilere sarılmasının bir yansıması Neverland. Ancak bu bir sinema filmi değil SYFY kanalında yayımlamış olduğu mini bir dizi. Dizi kendi çapında bazı açıkları olsa da Peter Pan hikayesini yeniden yorumlamış. Peret Pan nasıl uçmaya başladı, Tinker Bell ile nasıl tanıştılar, dizi bu konuda kendi çapında açıkla […]
  • The Chronicles of Narnia: Prince Caspian 07 Şubat 2012
        Seri ikinci filmi ile devam ediyor. Kitap sıralamasına bakarsak dördüncü kitap. Film aynı kadro ile çekilmiş olmasına rağmen ben ilk filmdeki aksiyonu, göremedim. Bu film kendi içine çekmekte zorlandı beni. Yer yer sıkılmadım desem yalan olmaz. Olayların azlığı belkide fantastik öğelerden hikayenin biraz daha arındırılmış olması buna sebep belkide.   Bu […]
  • Drive 06 Şubat 2012
        2012 Oscar adayı ve muhtemel bir kaç Oscar sahibi film Drive. Bunu film çok çok iyi olduğu için söylemiyorum, sadece tam Amerikan tipi Oscarlık bir film olduğundan olduğundan söylüyorum. Kısacası filmi Amerikan tipi sanatsal film olarak betimleyebilirim.   Filmin ilk dakikalarından itibaren, Coen kardeşlerin bir başka No Country for Old Men vakasının içe […]
bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler...
! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor*Tam Bir Blog..hayat ucuz.. 1 lira..A Publicitária AbRaXasastronotdefterbazen içinde bazen dışındaben deli miyimBlog KazanıCellar DoorCESETİZLERİ ♀coffeéefsaescinsel sayiklamalarEuphoria of the SoulGaykediGoddess Artemis' BlogGüNaH YüKLeNeN ADaMgüven uyandıran delihayatin kendisihop-çiki-yayaihuzursuz ruhlar barınağıiHüzün Kovan Kuşuİç Ses.İçimdeki Denizİçimdeki ucu bilenmemiş kelimelerimJacqueline mutlu kalmak istiyorKarbonizmaK�yamet MelekleriLa FeaMegami Sama's Blogmy sci-fi lullaby -NİNJA'NIN KUNG FU İLE İMTİHANInörotoksikOyunun başı sonu...peşim sıraplease come in..Psychological Pollution!.Rendered BeautySelçuk Hocaseri katilsi-menSisteki Goriller, Pigmelerle Dans ve AIDS Yetim...Sophiet.u.b.a'nın karaladıklarıThe Daily Kimchi - Korea Blogtimsah avcısıTotal FutboluzaksinemaViva La Vida, Viva La Muerte!vız gelir tırıs giderYALNIZLIK OKULUYasak Filmâyine-i devrânÇÖLÜN İKİLEMİŞEKER PORTAKALIвαяιιѕѕѕ'ѕ ∂яєαмѕ||● uçuyoruz ne güzel balon ●爱的草莓物语-My Fallen Berries