Posts Tagged ‘Kore Sineması’

Yine Kore sinemasına dönüş yaptım. Bu filmim yine bir aşk filmi. Dİyorum ama dinletemiyorum bu Koreliler çok romantik insanlar. Neyse…

Kidari ajeossi, yetim kalmış ve kendi ayakları üzerinde durmaya çalışan bir genç kızın hikayesini anlatıyor. Kahramanımız Young-mi Cha ailesinin ölümünden sonra, kimden geldiğini bilmediği hediyeler almaya başlamıştır. Bu kişiye ulaşmaya çalışır ancak bir türlü beceremez. Kendisini ona çok yakın hisseder ve bu görmediği, adını bile bilmediği kişiye Uzun Bacaklı Baba adını koyar. Bir süre sonra onu aramaktan vazgeçer ve onu arayıp teşekkür etmekle eline birşey geçmeyeceğini, hayatında yükselerek onu memnun edeceğini düşünerek üniversiteye başlar. Bİr süre sonra bir radyo kanalından sabah programı için teklif gelir ve radyoda metin yazarlığına başlar. Evi uzak olduğu için radyo müdürü ona bir ev tahsis eder. Eski bir meslektaşının evidir bu. Bir gün kendi bilgisayarı bozulduğunda evde bulunan bilgisayarı açar ve bir yıl öncesinden gelmiş bir e-posta gelir o anda. E-postayı okur ve kendini umutsuz bir aşkın içinde bulur ve radyo programını bu yönde yönlendirmeye başlar. Ve aynı şekilde başından da bir ark geçer, kesişen noktada…
Eh çok özetlemeye gerek yok filmi, aşağıda da linkleri fragmanı da var çok güzel yapmışlar…
Çarşambadan çarşambaya şuraya film ekleyeceğim sözü vermiştim kendime. Şimdi iş bu sözü tutmaya geldi. Eh tabi söz tutulacak olunca, film de Kore yapımı olmak zorunda (değil aslında ama son zamanlarda Kore ile yatıp Kore ile kalkıyorum ondana sanırım). 
Şimdi Kore filmi dedikten sonra da Su-jeong Lim filmi yazmadan olmaz. Oyuncunun ikinci filmi olan …ing‘in yönetmenliğini Eon-hie Lee yapmış senaristi ise Jin Kim, Filmde Su-jeong Lim’e Rae-won Kim eşlik ediyor. Filmi IMDB linki ise şu: http://www.imdb.com/title/tt0381838/ 
Öncelikle filmi aman aman bulduğum söylenemez bunu belirtmeliyim ama bir Su-jeong hayranı olarak izlemeliydim ve öylede yaptım. 
Gang Min-a lise öğrencisidir ve sonunun ölüm olacağı belli bir hastalığı vardır. Bu yüzden hayatı pek takmaz. Ancak elindeki problem yüzünden insanlarla pek arkadaşlıkta kuramamaktadır. Her zaman gerçek aşkı arar.Okulda bir söylenti vardır: Öğrencilerin karşıdan karşıya geçmesine yardımcı olan gönüllü trafik görevlisi, kız arkadaşına bu yolda araba çarptığı ve öldüğü için daha sonra hiç evlenmeyip yıllardır burada öğrencilerin karşıdan karşıya geçmesini sağlıyor diye. Gang Min-a aşkı için kendi hayatını buraya adayan bu adama hayranlık duymakta ve ölmeden önce böyle bir aşk yaşamayı istemektedir. Bir gün karşısına dairelerinin alt katına taşınan fotoğrafçı Yeong-jae çıkmıştır. 
Gang Min-a ilk başlarda ondan kaçsada yavaş yavaş Yeong-jae’e karşı birşeyler hissetmeye başlamıştır ve olaylar ondan sonra gelişmeye başlar. 
Devamını anlatmamakta yarar var. Belki izlemeyei düşünenler olabilir. Duygusal bir film kaldırılabilirliğiniz varsa filmi tavsiye ederim. Eğer çok içli yada bayansanız ağlayabilirsiniz de. Lakin  Su-jeong Lim‘e saplandığımdan ıdır nedir filmin içersine pek giremedim. Eh ne diyeyim izleyene iyi seyirler…
Efendim uzun zamandır film tanıtımı yapmamam herkesin dikkatini çekmiştir (ooo hemde nasıl!). Artık her hafta çarşamba günü bu işi yapmaya karar verdim. Benim kararlarım ivedi olup pek devamı gelmeyen türdendir bu blog yazması konsunda. Velhasıl bu günkü filmimiz. Saibogujiman kwenchana (I’m a Cyborg but That’s OK).
Filmin yönetmeni Sympathy for Mr. Vengeance, Old Boy ve Sympathy for Lady Vengeance den yanıdığımız Koreli yönetmen Chan-wook Park. Açıkçası filmin yönetmenine dikkat etmemiştim. Benim için ilk olarak baktığım isim Su-jeong Limdi. Hayranım cnaım ne yapatım.
Filme dönersek, Park bu kez karşımıza bir aşk filmi ile çıkmış. Ancak öyle ki bu aşk filmi pekte öyle düşündüğümüz türden bir aşk filmi değil. Açıkçası çoğu kez aşk bunun neresinde diye sorabiliyorsunuz. Ama Park’ın eğlenceli anlatımı, ve mükemmele yakın yönetmenliği filmi izlenebilir kılmış. 
Filmden biraz bahsedersek; Cha Young-goon kendisini cyborg sanan bir akıl hastasıdır ve ona göre kendisini fare sanan büyük annesini beyaz önlüklülerden kurtarması için bazı görevleri vardır. Cyborg olduğundan yemek yememekte kendini pil ile şarj etmekte, ve lamba ve makinelerle konuşmaktadır. Aynı hastanede akıl hastası olan Park Il-sun ise sürekli maske takan, kendini tavşan sanan ve insanların en kıymetli şeylerini çaldığını düşünen bir hastadır ve Cha Young-goon’un yemek yemesi için elinden geleni yapar. Aralarında bir bağ oluşmuştur. 
Kısa özettende anlaşılacağı gibi iki delinin aşkı/sevgisi konu edilmekte filmde… Eğlenceli izlenesi bir film…
Directed by: Chan-wook Park
Genre: Comedy,Drama,Romance
User Rating: 7.1/10 (883 votes)
Runtime: South Korea:105 min
Awards: 2 wins & 2 nominations
Cast (first 5): Su-jeong Lim, Rain, Hie-jin Choi, Byeong-ok Kim, Yong-nyeo Lee

IMDB: http://imdb.com/title/tt0497137/

sayfaya ulaşamıyor musunuz? lütfen "açıklamaları" okuyun. kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Gantz: Perfect Answer 10 Şubat 2012
        Gantz: Perfect Answer adından da anlaşılacağı üzre Gantz’a kendi çapında bir cevap sunuyor. Yönetmen koltuğunda yine Shinsuke Sato var. Senaryo yine Yûsuke Watanabe‘e ait. Gantz: Perfect Answer ilk filme oranla daha fazla aksiyon içeriyor. Tabi animede de aklımıza takılan bir çok soru burada cevap buluyor. Bu sebeptendir ki ismine Perfect Answer demişler […]
  • The Chronicles of Narnia: The Voyage of the Dawn Treader 10 Şubat 2012
        Serinin üçüncü ve son filmi The Voyage of the Dawn Treader. Kitap sıralamasına bakıldığında ise beşinci kitap (Ancak bu sonradan yapılan kronolojik sıralama. Aslında ilk yayın sırasına bakarsak ilk üç kitabı beyaz perdeye uyarlanmış olarak görüyoruz. Bu kez kamera arkasında televizyon dizilerinde adına sıkça rastlanan Michael Apted var. Kendisini tanıdığ […]
  • Gantz 08 Şubat 2012
        Geçtiğimiz aylarda (ki on gün sonra tam bir sene olacakmış) Gantz‘tan bahsetmiştim. Sinema filmine uyarlanma ihtimali olan anime sonunda Shinsuke Sato tarafından sinemaya uyarlanmış. Tabi bu süre zarfında mangayı da okuyacağımı dile getiren ben bu eylemi de yerine getiremedim. Neyse biz konumuza dönelim. Gantz’ın sinema filmi olarak uyarlandığının haberi […]
bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler...
! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor*Tam Bir Blog..hayat ucuz.. 1 lira..A Publicitária AbRaXasastronotdefterbazen içinde bazen dışındaben deli miyimBlog KazanıCellar DoorCESETİZLERİ ♀coffeéefsaescinsel sayiklamalarEuphoria of the SoulGaykediGoddess Artemis' BlogGüNaH YüKLeNeN ADaMgüven uyandıran delihayatin kendisihop-çiki-yayaihuzursuz ruhlar barınağıiHüzün Kovan Kuşuİç Ses.İçimdeki Denizİçimdeki ucu bilenmemiş kelimelerimJacqueline mutlu kalmak istiyorKarbonizmaK�yamet MelekleriLa FeaMegami Sama's Blogmy sci-fi lullaby -NİNJA'NIN KUNG FU İLE İMTİHANInörotoksikOyunun başı sonu...peşim sıraplease come in..Psychological Pollution!.Rendered BeautySelçuk Hocaseri katilsi-menSisteki Goriller, Pigmelerle Dans ve AIDS Yetim...Sophiet.u.b.a'nın karaladıklarıThe Daily Kimchi - Korea Blogtimsah avcısıTotal FutboluzaksinemaViva La Vida, Viva La Muerte!vız gelir tırıs giderYALNIZLIK OKULUYasak Filmâyine-i devrânÇÖLÜN İKİLEMİŞEKER PORTAKALIвαяιιѕѕѕ'ѕ ∂яєαмѕ||● uçuyoruz ne güzel balon ●爱的草莓物语-My Fallen Berries