Posts Tagged ‘K-drama’

Lee Kyung Hee, ismini duyunca artık krizlere girer oldum. Biz alışmamışız canım öyle hüzünlü biten filmlere. Bir değil iki değil bu. Zaten damar damar senaryo yazıyor bir de finalde hepten kahrediyor insanı. Canım Shin Min Ah‘cığım kahroldu ağlamaktan on altı bölüm boyunca. Hadi onu düşünmüyorsan onu sevenleri düşün. İçim parçalandı vallahi. Zaten ‘da da baya bi felakete uğratmıştı (Ben blog tanıtımını yapmamıştım), şimdi de pek aksini yaşatmadı bana. On altı bölüm boyunca kıvrım kıvrım kıvrandım. Zaten iki intihara teşebbüs ile başlayan dizi akabinde gelen bir intihar ve intikamla yoğrulan aşk ile birlikte, umutsuz hal alıp üstüne üstlük tam oldu derken yine tabiri caiz ise boka saran durumla ayrılmaları. Ama ne ayrılış. Elbette her ayrılığın bir kavuşması vardır ama bizimkilerin biraz farklı.

Zaten diziyi de özetlemiş oldum. Gerek oyunculuk, gerek senaryo ve yönetim gerekse müzikler bakımından çok iyi bir Kore yapımı. Tek sorun filmin başından itibaren ağlamaklı geçiyor olması. Hani bi yerde delikanlıyı da bozmuyor değil. 

Bir de Bi ve Shin Min Ah‘cığımın performansları ise takdire şayan. 
Yine de şom ağzımı açamayıp kısa bir özet yapmam gerekirse;
Kang Bok Gu sorumsuz bir sokak serserisidir. Hayatını dövüşerek kazanmaktadır. Abisi Kang Min Goo ile yaklaşık on yıldır görüşmemişlerdir. Bir gün buluşurlar ve Kang Min Goo’nın eninin çatısında içerler. Bu arada, Kang Min Goo, karşı blogdaki dev video reklam panosunda Cha Eun Seok’un reklamını görür. Cha Eun Seok ünlü bir film yıldızı ve modeldir ve Kang Min Goo’nun eski sevgilisidir. Kang Min Goo, Cha Eun Seok u görünce ona ulaşmak ister ve çatıdan aşağıya düşer. Bitkisel hayata girmiştir. Kang Bok Gu, abisinin Cha Eun Seok yüzünden bu hale düştüğüne inanır ve Cha Eun Seok’da intikam almak için kolları sıvar ve hikaye böylece başlar. Kang Bok Gu da, Cha Eun Seok’a aşık olmuştur. İntikam, aşk, sınıf çatışması, sadakat… vs… vs… karşımıza çıkan şeyler…
Şiddetle tavsiye ettiğim yapımlar arasında…
bu gün film konusunda biraz karasız kaldım. aslında aklımda dizi var hem de iki tane. ikisinin hakkında kararsız kaldım desem daha iyi aslında. birisi japon dizisi olan Hana-Kimi (Hana Zakari No Kimitachi E, 花ざかりの君たちへ, Yakışıklılar Cenneti), diğeri ise bini kore dizisi olan Coma (코마, Koma).
Hana-Kimi, Hisaya NAKAJO’unun mangasından uyarlama. Açıkça söylemeliyim ki bu dizi beni pek sarmadı. Saırım okul dizileri seyretme yaşım geçmiş. Acaka Japon dizilerin karakterislik özelliklerinden faydalanmakta. Mangaya oldukça sağdık kalınmış. Karakter seçimleri ve kurgu ve oyunculuk başarılı. Eğer komik romantik lise dizisi izlemek isterseniz tavsiye edebilirim. Hani bizim dizilerdeki gibi vur, kır entrika mentrika falan yok. Yani neydi adı Arka Sıradakiler’efalan hiç mi hiç benzemiyor.
Kısaca konusuna değinirsek.
Mizuki Ashiya; 17 yaşında, Amerika da yaşayan bir kızdır. Ünlü bir yüksek atlama sporcusu olan Izumi Sano’a hayranlıkla birlikte aşık beslemektedir. Mizuki, bir gün gece Sano’nun  sport yaptığı salano gelirken birçete tarafından saldıya uğrar. o sırada Mİzuki’yi kurtaran Sano olur, fakat çeteden kaçarken Sano yakaladır ve ayağından bıçaklanır ve yüksek atlamayı bırakır. Bunun kendisi yüzünden olduğunu düşünen Mizuki, onu tekrar yüksek atlamaya dönmesi için ikna etmek ister. Ancak Sano, Japonya’da özel bir erkek lisesinde okumaktadır. Mizuki’nin bunu başarabilmesi için erkek kılığına girmesi gerekmektedir. Gözünü karartır, erkek kılığına girer ve okula kaydını yaptırır üstüne üstlük Sano ile aynı odaya düşerler. Ondan sonra olaylar başlar, işler karışır. Bir kaç kişi onun kız olduğunu öğrenir elbettki yalan sonradan ortaya çıkar. 
Ancak okul ilginç bir okuldur. Öğrencileirni derslerine göre değilde, dış görünüşlerine göre alır. Sürekli eğlenceli aktiviteler vardır, okul müdürleri sürekli onlara hediyeler verir. Klasik bir konusu olsa da, çekimi işlenişi diziyi izlenebilir kılmakta. İzlenmese n’olur peki, elbette birşey kaybetmiş olmazsınız…

COMA’dan bahsedersek, Kore’nin ünlü yönetmeni Su-chang Kong öncülüğünde yapılmış 5 bölümlük bir mini dizi Coma. Her bölüm ayrı bir karakterin başından geçeni anlatmakta. Ancak büyün geçen olaylar tek mekan olan hastanededir. Her ne kadar Kingdom Hospital’a benzetsem de diziyi, uzak doğu korkularını bünyesinde barındırmadan geçmemiş. Aslında beş bölümü bir film olarak düşünebilirsiniz. Aynı zaman diliminde beş kişinin başından geöenler ve ortak noktalar anlatılmış. İlerleyen bölümlerde puzzle gibi bütün patçalar yerine oturuyor. Dizi her ne kadar Kingdom Hospital’ı anımsatsa da Nakata’nin Ringu’usu ile litaratüre geçmiş, hatalet kıvrılışlarıda bulunmakta. Dizi Uzakdoğu korku sinemasının vazgeçilmezi olan ölümden sonraki intikam konusunu işlemekte. Su-chang Kong dizide genç yönetmenlere de yer vermiş. Şöyleki beş bölümlük dizinin ilk ve son bölümleirni kendisi yönetmiş, diğer bölümler iste üç isim arasında paylaştırılmış…

1. Birthday Party (yönetmen Su-chang Kong, 61 dakika)
2. Crack (yönetmen Gyu-Ok Jo, 54 dakika)
3. Necklace (yönetmen Jun-Seok Yoon, 47 dakika)
4. Crimson Red (yönetmen Jeong-Gu Kim, 55 dakika)
5. Doctor, Jang Seo Won (yönetmen Su-chang Kong, 65 dakika)

Dizi hakkındaki gayet ayrıntılı yazıyı http://www.otekisinema.com/?p=859 adresinde bulabilirsiniz. Zaten üzerine söylenecek başka birşey yok…
http://www.otekisinema.com/?p=859
http://www.korea-fans.com/forum/showthread.php?tid=10053
http://en.wikipedia.org/wiki/Coma_(Korean_horror_series)

sayfaya ulaşamıyor musunuz? lütfen "açıklamaları" okuyun. kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Neverland 07 Şubat 2012
        Artık yeni bir hikaye üretemeyen Hollywood’un eskilere sarılmasının bir yansıması Neverland. Ancak bu bir sinema filmi değil SYFY kanalında yayımlamış olduğu mini bir dizi. Dizi kendi çapında bazı açıkları olsa da Peter Pan hikayesini yeniden yorumlamış. Peret Pan nasıl uçmaya başladı, Tinker Bell ile nasıl tanıştılar, dizi bu konuda kendi çapında açıkla […]
  • The Chronicles of Narnia: Prince Caspian 07 Şubat 2012
        Seri ikinci filmi ile devam ediyor. Kitap sıralamasına bakarsak dördüncü kitap. Film aynı kadro ile çekilmiş olmasına rağmen ben ilk filmdeki aksiyonu, göremedim. Bu film kendi içine çekmekte zorlandı beni. Yer yer sıkılmadım desem yalan olmaz. Olayların azlığı belkide fantastik öğelerden hikayenin biraz daha arındırılmış olması buna sebep belkide.   Bu […]
  • Drive 06 Şubat 2012
        2012 Oscar adayı ve muhtemel bir kaç Oscar sahibi film Drive. Bunu film çok çok iyi olduğu için söylemiyorum, sadece tam Amerikan tipi Oscarlık bir film olduğundan olduğundan söylüyorum. Kısacası filmi Amerikan tipi sanatsal film olarak betimleyebilirim.   Filmin ilk dakikalarından itibaren, Coen kardeşlerin bir başka No Country for Old Men vakasının içe […]
bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler...
! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor*Tam Bir Blog..hayat ucuz.. 1 lira..A Publicitária AbRaXasastronotdefterbazen içinde bazen dışındaben deli miyimBlog KazanıCellar DoorCESETİZLERİ ♀coffeéefsaescinsel sayiklamalarEuphoria of the SoulGaykediGoddess Artemis' BlogGüNaH YüKLeNeN ADaMgüven uyandıran delihayatin kendisihop-çiki-yayaihuzursuz ruhlar barınağıiHüzün Kovan Kuşuİç Ses.İçimdeki Denizİçimdeki ucu bilenmemiş kelimelerimJacqueline mutlu kalmak istiyorKarbonizmaK�yamet MelekleriLa FeaMegami Sama's Blogmy sci-fi lullaby -NİNJA'NIN KUNG FU İLE İMTİHANInörotoksikOyunun başı sonu...peşim sıraplease come in..Psychological Pollution!.Rendered BeautySelçuk Hocaseri katilsi-menSisteki Goriller, Pigmelerle Dans ve AIDS Yetim...Sophiet.u.b.a'nın karaladıklarıThe Daily Kimchi - Korea Blogtimsah avcısıTotal FutboluzaksinemaViva La Vida, Viva La Muerte!vız gelir tırıs giderYALNIZLIK OKULUYasak Filmâyine-i devrânÇÖLÜN İKİLEMİŞEKER PORTAKALIвαяιιѕѕѕ'ѕ ∂яєαмѕ||● uçuyoruz ne güzel balon ●爱的草莓物语-My Fallen Berries