Låt den rätte komma in (Let the Right One In)

Efendim bu gün uzak doğu filmlerinden biraz uzaklaşıp şöyle batıya İsveç’e doğru uzanıyorum. Bu zamana kadar izlediğim en etkileyici ve değişik varmpir filmleirnden biri Låt den rätte komma in. Yönetmenliğini Tomas Alfredson yapmış. Aynı zamanlarda filmi John Ajvide Lindqvist kendi kitabından senaryoya uyarlamış. Film boyunca İsveç’in soğuk ikliminin ve kar manzarasının tadını çıkartıyorsunuz.
Söz konusu vampir filmi olunca korku unsurlarından da bahsetmek lazım. Ancak bu filmde bahsedebileceğim korku unsurları yok. Yani bir kaç ısırma sahnesi dışında ki onlarda rahatsız edici değil. Film farklı bir vinpir fantazisini önümüze sunuyor.

Stockholm’de geçen hikaye iki çocuk arasındaki sıradışı ilişkiyi anlatıyor. Oscar evlerinin önündeki parkta bir gün Eli diye bir kızla tanışır ve onunla yakınlaşmaya başlar. Onların arkadaşlığı sürerken civarda çeşitli cinayetler işlenir. Oscar sessiz sakin içine kapanık bir çocuktur ve sınıf arkadaşları tarafından sürekli hırpalanmaktadır. Eli ise bir vampirdir ve kan ihtiyacı babası tarafından karşılanmaktadır. İki çocuk yakınlaşında birbirlerine destek olmaya başlarlar. Ancak bir süre sonra işler çıkmaza girer…

Uzun boylu anlatmaya gerek yok filmi. Zaten izlenmesi gerekenler arasına yerleştirdim şimdiden 2008′in en iyi filmleri arasında diyebilirim.
Yönetmen : Tomas Alfredson
Senaryo :
John Ajvide Lindqvist (Kitap)
Görüntü Yönetmeni : Hoyte Van Hoytema
Müzik : Johan Söderqvist 
Yapım : 2008, İsveç , 114 dk.

Kåre Hedebrant Oskar
Per Ragnar Håkan
Henrik Dahl Erik
Linkler:

İz (Scar) (Bu bir film tanıtımı değildir.)

Efendim Real3D teknolojisinin yeni insanlı filmelrinden olan, Scar’ı izledik dün gece. Amanın benim gibi korku, gerilim, kesme biçme hastası adam filmin yarısında sıkıldı. Han bi çıkalım dedik ben yok yahu o kadar para vermişiz hemde 3D diyerek durdum oturdum kıçımın üzerine. Anladım ki bazı filmleri üç d, müç d kurtaramıyor. 
Artık Ice Age’i bekleyeceğiz 3D için… ufff…

데이지 (De-i-ji) / Daisy

Efendim bu günkü Kore filmleri kuşağında -ki uzun zamandır Kore film ve dizileri hakkında yazıyorum-  senaristleri içerisinde Kore’nin Ünlü yönetmen ve senaristi, Kwak Jae-Yong (곽재용), (My Sassy Girl (엽기적인 그녀) (kda link) Windstruck (내 여자친구를 소개합니다 , The Classic (클래식)’un da bulunduğu bir film var. Filmin yönetmenliğini Wai-keung Lau(劉偉强) yapmış.  (Andrew Lau
Tabi hal böyle olunca o Jae-Yong genelde çalıştığı isimlere yer veriyor filminde. Mesela bunlardan biri hemen hemen her Jae-Yong filminde rastladığımız Jeon Ji-hyeon (전지현) (A Man Who Was Superman (슈퍼맨이었던 사나이), Windstruck (내 여자친구를 소개합니다), Happy Together (해피 투게) çıkıyor karşımıza ve rol arkadaşı da Sad Movie (새드무비), Born To Kill (본 투 킬) , A Moment to Remember (내 머리 속의 지우개) (kda link)’dan aklımıza işlenmiş Jeong Woo-seong (정우성). Tabi bu kadroya birde Lee Seong-jae (이성재) dahil edilmiş.
Eh kadroda bolca link kalabalığı yaptıktan sonra filmin konusuna değinelim biraz. 
Amsterdam’da meydanda resim yaparak geçimini sağlayan genç bir kız ile O’nu bir papatya tarlasında görüp aşık olan bir kiralık katili arasındaki aşkı anlatıyor film. Kiralık Katil kızı gördüğü günden itibaren kızın kapısına  paptya bırakmaktadır. Kız ise bu yüzünü bile görmediği adama aşık olmuş bir gün ortaya çıkmasını beklemektedir. Katil kendisini kıza layık görmez. Bir süre sonra mafyayı izleyen bir polis kıza yakaşır ve kız onun papatyaları gönderen kişi olduğunu sanarak o na aşık olur. Poliste kızı kullanmak amacıyla bu konuda ses çıkarmaz. Daha sonra bir saldırı sonucu polis ortadan kaybolur ve fırsatı fırsat bilen kiralık katilimiz kızın acısını dindirmek içn ortaya çıkar.. Akabinde gelişen akıl karıştırıcı, tercihleirn ön plana çıktığı bir film çıkar karşımızda. Yönetim ve resimler de oldukça başarılı…
Director:Wai-keung Lau
Writer:Jae-young Kwak (writer)
Release Date:9 March 2006 (South Korea)
Gianna Jun Hye-young (as Ji-hyun Jun)
Woo-sung Jung Park Yi
Sung-jae Lee Jeong Wo
 (bunu biliyor muydunuz?: site içi linkler genelde etikletlerde…:)

이 죽일놈의 사랑 / I Jukilnomui Sarang / A Love To Kİll

Lee Kyung Hee, ismini duyunca artık krizlere girer oldum. Biz alışmamışız canım öyle hüzünlü biten filmlere. Bir değil iki değil bu. Zaten damar damar senaryo yazıyor bir de finalde hepten kahrediyor insanı. Canım Shin Min Ah‘cığım kahroldu ağlamaktan on altı bölüm boyunca. Hadi onu düşünmüyorsan onu sevenleri düşün. İçim parçalandı vallahi. Zaten ‘da da baya bi felakete uğratmıştı (Ben blog tanıtımını yapmamıştım), şimdi de pek aksini yaşatmadı bana. On altı bölüm boyunca kıvrım kıvrım kıvrandım. Zaten iki intihara teşebbüs ile başlayan dizi akabinde gelen bir intihar ve intikamla yoğrulan aşk ile birlikte, umutsuz hal alıp üstüne üstlük tam oldu derken yine tabiri caiz ise boka saran durumla ayrılmaları. Ama ne ayrılış. Elbette her ayrılığın bir kavuşması vardır ama bizimkilerin biraz farklı.

Zaten diziyi de özetlemiş oldum. Gerek oyunculuk, gerek senaryo ve yönetim gerekse müzikler bakımından çok iyi bir Kore yapımı. Tek sorun filmin başından itibaren ağlamaklı geçiyor olması. Hani bi yerde delikanlıyı da bozmuyor değil. 

Bir de Bi ve Shin Min Ah‘cığımın performansları ise takdire şayan. 
Yine de şom ağzımı açamayıp kısa bir özet yapmam gerekirse;
Kang Bok Gu sorumsuz bir sokak serserisidir. Hayatını dövüşerek kazanmaktadır. Abisi Kang Min Goo ile yaklaşık on yıldır görüşmemişlerdir. Bir gün buluşurlar ve Kang Min Goo’nın eninin çatısında içerler. Bu arada, Kang Min Goo, karşı blogdaki dev video reklam panosunda Cha Eun Seok’un reklamını görür. Cha Eun Seok ünlü bir film yıldızı ve modeldir ve Kang Min Goo’nun eski sevgilisidir. Kang Min Goo, Cha Eun Seok u görünce ona ulaşmak ister ve çatıdan aşağıya düşer. Bitkisel hayata girmiştir. Kang Bok Gu, abisinin Cha Eun Seok yüzünden bu hale düştüğüne inanır ve Cha Eun Seok’da intikam almak için kolları sıvar ve hikaye böylece başlar. Kang Bok Gu da, Cha Eun Seok’a aşık olmuştur. İntikam, aşk, sınıf çatışması, sadakat… vs… vs… karşımıza çıkan şeyler…
Şiddetle tavsiye ettiğim yapımlar arasında…

왕의 남자 (Wang-eui Nam-ja / King and Clown / Kral ve Soytarı)

2007 yılında Oscar a aday gösterilmiş, Kore’de en büyük hasılatı toplanmış bir film Wang-eui Nam-ja. Gürültü patırtı eşliğinde bir dönem dramı izliyorsunuz, sıkılmadan, merakla. Gerçek olaydan uyarlanmış ve yönetmen Jun-ik Lee‘nin elinde bir şahesere dönüşmüş. 
Dönemin zalim kralı kendisiyle alay eden soytarıya aşık olmuştur. Ancak soytarının birlikte çalıştığı diğer arkadaşı da ona aşıktır. Kral bu soytarıların saraya yerleşmesine, karar verir ancak bakanlar bu kararın yasalara aykırı olduğunu belirtip karşı çıkarlar. Bunun üzerine soytarılar, bakanlarla ilgili bir oyun oynarlar ve oyunda bakanların aldığı rüşvete değinirler. Her oyundan sonra kral bir çok kişiyi cezalandırmaktadır. 
Kral soytarıya aşık olmuştur bu sebepten dolayı en gözde cariyesini bile bir köşeye iter. Hikaye sadece aşk ilişkilerinden ibaret değildir elbette. Kader, güç, sınıf ayrımları, aşk, mücadele, tamamıyla hepsi bu filmde işlenmiş. Sahne tasarımları ve kostümler mükemmel. İzlemeden geçilmemesi gereken bir film…
Director … Lee Joon-ik
Karm Woo-sung  Jang-saeng
Jung Jin-young  King Yeonsan / Yeonsan-gun
Lee Jun-ki … Gong-gil
Kang Sung-yeon … Jang Nok-su
Jang Hang-seon … Cheo-seon
Yoo Hae-jin … Yuk-gap
Jung Seok-yong … Chil-deuk
Lee Seung-hoon … Pal-bok
Yoon Ju-sang … Seong Hee-an
Choi Il-hwa … Sung Joon-shin
Jung-geun…  Lee Geuk-gyun
Park Su-il … Park Won-jong
Woo Hyun … Eunuch Hong