Posts Tagged ‘Günlük’
işte ikinci günümde sonlandı. ofiste kös kös otururken cansıkıntısından bi haller olmuştu ki müdürlerim beni alıp teni bir projeye taşıdı. yahu yine beşiktaştan kurtulamadım, evime on beş dakika yürüme mesafesine beni getirip bıraktılar…ben ki ne gezme umutlarıyla başlamıştım bu işe… hani biraz da iyi olmadı desem yalan olurdu. şimdi ayın 15 günü burada 15 günü dışarıda dolanıp duracağım… eğer cuma bilgisayar işimi halledebilirlerse sanıyorum ki kısa zamanda blog sahalarına geri dönecileceğim
bir önceki mesaj boş gelmiş ancak bakabildim. madem bilgisayar başına oturamıyorum teknoloji kullanıp, cep telefonu ile yazayım dedim ama bu kez becerememişim. eh olacak o kadar…. sanırım bir süre daha bloga ve okuduğum bloglara eski özveriyi vermeden devam edececeğim… gün gelecek ki sanırım bu iş eskiye dönecek…
sanırım şimdi uyumam lazım…
son günde nasıl olmalıydım? su duygusal safsataları sanırım, geride bırakalı uzun zaman oldu. hayet neşeli ve sevinçli ayrıldım. artık mantık bana doğru yolu gösteriyor sanırım… Gaddarın umursamazın teki oldum aynı Itazura na Kiss’de ki Irie gibi hohoho…
sabah ilk iş kalkıp yeni şirkete gittim ve evrakları teslim ettim, İK sorumlusuyla nedense ikidir pek uzlaşamıyoruz aman zaten şu işlemelerden sonra şeytan görsün yüzünü. (okumaz insallah blogu
)
sonra şirkete dönüp, yerime başyalacak elemana eğitim vermeye başladım. ilk günleri sevmiyorum o kadar çok yükleme oluyor ki beyninize, aptallaşıp kalıyorsunuz… evet bakalım… yoğunluk artacak sanırım. hadi bana kolay gelsin…
bu satırdan sonrası blog için yazılmıştır…
sevgili blog,
sevgili ile başladım kırılma diye, hani kırılacağın da yok ya, sen ben bende seniz şuracıkta bir fark var tabi sen dışa dökümsün ben içe… bastıramadığım yönüm sapıklığım… şimdi arada yazamassam gücenme…
bu kadar…
zar zor bu günü de atlattım. artık bu işimde yarın son günüm. yarını da kazasız belasız atlatırsam eğer…
yazmaya vakit bulamıyorum. bazen de yazmaya vakit bulsam yazacak şey bulamıyorum. şu aralar aklım bu değişim ve ittirilen hayatla kadar dolu ki, bir kenara bırakıp toparlamak deveye hendek atlatmak gibi. aslında hiç deve hendek atlatmadım. bırakın hendek atlatmayı deve bile görmedim. ha küçükken okulda deve diye hitap edilen bir çocuk vardı ama bu pek konuyla ilgili olmayacak. acaba o çocuk deveden gelmiş olabilir mi?
ilginç… daha fazla yazarsam saçmalayacağımı hissediyorum…
tamam… tamam… sustum… bu da vega şarkısı oldu…
