Posts Tagged ‘Günlük’

herşey bir oyunla başlamıştı. gerçi uzayan gün, yakan güneş ve konserve kıvamında bir iett otobüsü pardon metrobüs yolculuğundan sonra üzerine afiyetle eklenen durakta duramama şanssızlığı, açlığın tavan yapması ile beraber krize giren bünyem bu şoku atlatmak için çok çabaladı.

demiştim ya herşey bir oyunla başladı. aslında onun üzerine çıkmamalıydım. bu kısa anın benliğimde bu kadar derin tahribatlara yol açacağını nereden bilebilirdim ki? ama tahmin etmeliydim…

yıllardır uzak durmamın bir sebebi varmış demek. ya bağımlılık yaparsa. ama övünmeliyim bu zamana kadar hiç bir şeyin bağımlısı olmadım ya…

uzak durmamın bir sebebi varmış demek…

her şey boş…

her şey tüm çabam boşuna…

bir daha tartılmayacağım…

yazları sevmiyorum demiştim. hatta bunu defalarca tekrarladım. sevmememin sebebi can simidi yerini almış göbeğim yada oradan buradan sarkan yağlarım değil… yaz geldikçe, sıcaklık arttıkça halsizleşiyorum ben… gözlerimi açamıyorum, sürekli uykulu bir hal yakamda oluyor… şimdi olduğu gibi uyumaya gidiyorum…


elimi attığım tada etrafımdaki tüm elektronik cihazlar bozuluyor desem abartmış olur muyum? geçtiğimiz gün cep telefonum ile başladı bu gün ise film arşivimin bir bölümünün içinde bulunduğu harici diskim…
elekrtonik cihazlarla iç içe olan birisi için -ki bunlar onların yanında hiçbirşey- böyle şeylerin yaşanması büyük bir kabustan öte değil… elimi bir şeye sürmesem ya da uzak kalsam biraz diyorum ama ne mümkün… haydi bakalım pazartesi başıma neler gelecek…
şimdiden düşünüyorsam risk var demektir… gerçi en büyük üzüntüm, filmlerimin gitmiş olması :’(


ilginç denebilecek bir şekilde içimde kitap okuma/alma isteği uyandı içimde. çıkıp kitap almalıyım. gerçi okumak istediğimden midir, kitap kokusunu özlediğimden midir, yada içimdeki alış veriş canavarından mıdır bilmiyorum ama içimde içimde kitap alma isteği var. sanıyorum uzun zamandır aksattığım okuma eğlemi artık bastırılmış bir dürtü olmaktan sıkılmış olsa gerek açığa çıktı.
yarım bıraktığım, hiç başlamadığım bir iki kitabı elime aldım. sanki cümleler ilerlemedi. oldukları yere geri koydum. ama içimdeki açlık hala kıvamında. şimdi dışarıya çıkıp bir iki kitap almam gerek. acaba aldıklarımı okuyabilecek miyim?
ne hale geldim ben? bazen kendime şaşırıyorum. okuyabilecekmiyim diye kaygılanacağım aklımdan geçmezdi hiç, ne olursa tüketirdim. şimdi ise herşey sekteye uğramış. gayesiz kocaman bir boşluk… dönemsel mi acaba?
çıkayım…

uzun zamandır hafta sonları kurs sebebiyle erken kalkmak zorunda kalıyordum. neyse bu hafta sonu tüm kursları bitirmiş ve rahatlamış bir şekilde kendimi tembelliğin kollarına atmak üzre tüm hazırlıklarımı yaptım. ama dün akşam 6 sularında gelen bir telefonla tüm hayallerim yıkıldı. cumartesi çalışmak zorundaydım. neyse sabah erken saatlerde randevuyu aldım yada ben aldığımı sanıyordum. cumartesi çalışacağım yere gittim. randevunun 1′e alındığını söylediler. allahtan ev yakındı ki gidip bekledim. saat bir de başladık çalışmaya. 2′de arızayı tespit ettik. o saatten bu yanada onarım için oney bekliyoruz. buyurun size harabolan bir gün…
işler böyle ilerleyince haliyle blogta sekmeye uğruyor… ne olacak halimiz bakalım…

sayfaya ulaşamıyor musunuz? lütfen "açıklamaları" okuyun. kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Wake Wood 05 Şubat 2012
        2011 İrlanda, İngiltere ortak yapımı filmin yönetmenlik koltuğunda David Keating var. Filmin hikayesini ise Brendan McCarthy yazmış. İkisi birlikte bu hikayeyi senaryolaştırmışlar. Hazır hikayeye girmişler aslında filmin konusunun Stephen King‘in Hayvan Mezarlığı‘na benzediğinin söylemem gerek. Hikaye biraz daha kalıplandırılıp, sınırlandırılarak, ölüyü […]
  • Gisaeng Ryung / Ghastly 04 Şubat 2012
        Gisaeng Ryung 2011 Güney Kore yapımı bir korku filmi. Film 3D olarak çekilmiş ancak Türkiye’de Uzak Doğu filmlerini sinemada izleyebilmek gibi bir lüksümüz olmadığınından filmin 3D’siz kopyasını evde izlemek zorunda kalıyoruz. Gerçi bu film için sinemaya gider miydim o da tartışılır. Sanırım sırf güney Kore filmi diye izlemeye giderdim.   Film bir konu [ […]
  • The Chronicles Of Narnia: The Lion, The Witch And The Wardrobe 03 Şubat 2012
        C.S. Lewis‘in The Chronicles Of Narnia serisinin ikinci kitabının, beyaz perdeye uyarlaması The Lion, The Witch And The Wardrobe. Film 2005 yılında çekilmiş fantastik bir hikaye. Diğer fantastik filmlerin gişe başarısı filmin çekilmesine sebep olmuş. Filmi yedi sene geç yazmam benim tembelliğimden kaynaklı. Ancak geçtiğimiz günlerde üç filmi birden izled […]
bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler...
! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor*Tam Bir Blog..hayat ucuz.. 1 lira..A Publicitária AbRaXasastronotdefterbazen içinde bazen dışındaben deli miyimBlog KazanıCellar DoorCESETİZLERİ ♀coffeéefsaescinsel sayiklamalarEuphoria of the SoulGaykediGoddess Artemis' BlogGüNaH YüKLeNeN ADaMgüven uyandıran delihayatin kendisihop-çiki-yayaihuzursuz ruhlar barınağıiHüzün Kovan Kuşuİç Ses.İçimdeki Denizİçimdeki ucu bilenmemiş kelimelerimJacqueline mutlu kalmak istiyorKarbonizmaK�yamet MelekleriLa FeaMegami Sama's Blogmy sci-fi lullaby -NİNJA'NIN KUNG FU İLE İMTİHANInörotoksikOyunun başı sonu...peşim sıraplease come in..Psychological Pollution!.Rendered BeautySelçuk Hocaseri katilsi-menSisteki Goriller, Pigmelerle Dans ve AIDS Yetim...Sophiet.u.b.a'nın karaladıklarıThe Daily Kimchi - Korea Blogtimsah avcısıTotal FutboluzaksinemaViva La Vida, Viva La Muerte!vız gelir tırıs giderYALNIZLIK OKULUYasak Filmâyine-i devrânÇÖLÜN İKİLEMİŞEKER PORTAKALIвαяιιѕѕѕ'ѕ ∂яєαмѕ||● uçuyoruz ne güzel balon ●爱的草莓物语-My Fallen Berries