Posts Tagged ‘Durum Izahı’

her şeyi boşladım. şu yeni işi kıvırana kadar sanırım böylede gidecek. öğrenecek o kadar çok şey var ki… zatenbana adam akıllı uslu başlı bir sistem düşmez. nerde günü geçmiş can çekişen varsa benim ellerimde ölür yada çıkar… şimdi başıma itilen de aynı şekilde, işin ilginci ben daha eskisini kavrayamadan yenisini kurmak zorunda kalacağım… ah ne olacak şimdi…
yok ya bu teknoloji kötü birşey… hemde fena kötü… bakmayın arada seviyorz işlerimizi hallediyoruz ama genel anlamda kötü… şimdi şu bilgisayar mesela… basıyorsun klavyenin tuşlarına yazıyor, enter diyorsun gönderiyor… ne kadar kolay birşey… eh birde bunun içine gir bakalımo mikro işlemcilere yazılan kodlar falan… bir “a” tuluna basıp akranda “a” yı gönerne kadar dönen işlem ve diyagram sayısı… 
zaten başım ağrımıştı şimdi daha fena oldun susayım…
işte ikinci günümde sonlandı. ofiste kös kös otururken cansıkıntısından bi haller olmuştu ki müdürlerim beni alıp teni bir projeye taşıdı. yahu yine beşiktaştan kurtulamadım, evime on beş dakika yürüme mesafesine beni getirip bıraktılar…ben ki ne gezme umutlarıyla başlamıştım bu işe… hani biraz da iyi olmadı desem yalan olurdu. şimdi ayın 15 günü burada 15 günü dışarıda dolanıp duracağım… eğer cuma bilgisayar işimi halledebilirlerse sanıyorum ki kısa zamanda blog sahalarına geri dönecileceğim :)

hava berbat. bu kez ben berbat değilim, seviyorum canım bu havaları… ne yapatım. şimdi güzelce ıslanıp ardından sıcak bir duşa girip, şöyle kıvrılıp uyumak ne güzel olurdu. bunu yapabilir miyim? kısmen. 21:30′da otobüsüm kalkıyor umarım ben harem’e ulaşana kadar/ ulaşmaya çalıştığım süre zarfında yağmur yağmaz. sırılsıklam 12 saat yol çekmek istemiyorum. neyse belki yol durumunu online bildiridim giderken. kim bilebilir ki…

üç gündür yine uykusuzluk kapımda. günde en fazla üç saat uyuyabiliyorum. o da bölük porçük. gözleirmi açamıyorum, göz kapaklarım, ağırlaşmış halde. yaptığım şeyleri sürekli tekrarlıyorum. üç tekrardan sonra bile yine hata oluyor. iyi bir çarpılmam lazım sanırım. bir haftada kurtarabilir miyim acaba yakamı?

başlığa bakıp beddua ettiğimi düşünen olmaya ki yok öyle birşey. birden aklıma bülent ablanın beddua şarkısı arkıma geldi. hani bunun üzerine de iyi bi içilir aslında.
yuh dur diyor içimden bir ses hem antibiyotik alıyorsun hem içme planları yapıyorsun. iki gün sonra fareli köyde kaval çalmaya başlarsın.
kavaldan çok ney düşünüyorum. hemen evimin sokağının başında neyzenler derneği hani şöyle takılsam oralara biraz ersem biraz çalsam. ikinci bir mercan dede olsam. yok en iyisi hemşehrim gibi olayım bir Neyzen. bu işi durup durup düşünüyorum.
ulan ben hastayım ama moralim iyi gibi. bugün yüzebilirim bile. neresi olduğu önemli değil. hayatımda ne boklar dönüyor. benim bile haberim yok. sadece sesizge izliyorum. ulan bilardo tolu gibi oldum Murathan Mungan’a özenerek.
Cinnet uzun bir mail atmış, kısa bir cevapla geçiştirdim. okuyorsan lan kızım vallahi yazacak takatim yok. aha böyle saçmalıyorum iyice. neyse özür faslınıda geçiştirdik.
şimdi başka ne yazacaktım.
iyiyim iyi, hayatımdaki erkeklerinde kadınların da hepsi sağlam. yani hala yaşıyorlar. çok sorunlu değilim ki hepsi etrafımdalar. tamam topu topu 4 kişiler ama nerde çokluk orda bokluk. birinin yeri farklı. hani bazen düşünüyorum lan işte bu kişi benim adım atma sebebim diye. ulan ben yürüyemiyorum ki hala emeklemedeyim. ama sayesinde kalktım dizlerim üstüne.
bak şimdi kendime acıyasım geldi. zaten mahalledeki kediler bile bazen aynısını söylüyor. hele birde bi şerefsiz var sürekli doğal gaz kutusunun üstünde. diğerleri ise arabaların. oh onlara özenen bir köpekte çıkmış arabanın üzerine bir gün. allahtan araba anadol. yoksa gerisini düşünmüyorum. ulan bu hayvanlarda da var sanırım köpekken kendini kedi sanma, kediyken kendini köpek sanma olayı. insan biraz ebattan korkar değil mi? havlayan it ısırmazmış.
ulan ne zmaan bitecek senin bu depresyonun. ah okul yıllarım. ne çok valtim vardı. ağız tadı depresyonlar. ulan depresyona girmek için platonik aşk bulurdum kendime. ya ben kapalı bi adamım şimdi yani…
akşam yemeğim geldi…
off karışık pide. boş olan bir mide için herşey çok güzeldir. seviyorum bu türk yemeklerini lan 200 kiloda olsa yiyeceğim anasını satayım. n’olacak benim bu halim.
telefon…
efendim
naber canım nerdesin?
işteyim çalışıyorum.
yaaa… akşam ne yapacksın?
gördüğün gibi akşam çalışıyorum…
ya gece işte anlasana.
mütemadiyen taksime çıkıp sıçana kadar içim üç beş karı bulup eve atacağım.
hangi eve lan evi mi değiştirdin.
yoo aynı ev.
nasıl sığacaksınız peki.
üstüste pek yer kaplamayız diye düşündüm.
eh o zaman eraya bir kaç erkete sıkıştırmak lazım ki zincir bozulmasın.
onaylamıyorum takma bişilerle idare ederiz.
ulan sen yine çıkar, akşam döner ya sızar yada elinle…
şimdi orasını karıştırma bizim de bi şeyimiz var…
neyse akşam taksimdeyim bende uğra istersen yanıma.
kız var mı?
yok..
ulan ne biçim karısın sen hiç kız arkadaşın yok erkeklerke tanışa tanışa bi hal oldum.
olm işte karıyım karılarla ne işim olsun, hoşlanmıyorum onlardan zaten karı milletimi of..
tamam tamam uğrarım vaktim olursa.
tamam bekliyorum bak.. aha benim telefon yine bozulmaya başladı duruyo musun?
neyi?
tıkırtıları.. kesildi şimdi.
ha onlar senin telefondan değil lan. bloga yazı yazıyorum tuşların tıkırtısı.
lan hem konuşup hem nasıl yazıyorsun.
konuştuklarmızı yazıyorum.
hay amına koyim senin.
dükkan senin.
hadi kapatıyorum gelirsen ara beni
inşallah…

turkcell ile bu kadar uzun konuşmak akıl karı değil ama yapacakta birşey yok. dur şimdi saat kaç. bir plan yapmalıyım nereye gitsem ne etsem. ben ne yazıyordum ya dur yukarıya bakayım.
yemek… geç…
heh şu mesele. bütün herkes beni sevsin. açık ara şampiyon olmak istiyorum. aha iddia oynadım bu gece kedin kazanacağım bak 12 itibariyle içki param da beleşe gelecek. aslında şimdi antibiyotiği içmesem içki içebilirim. bu seferde antibiyotiğin bi değeri kalmayacak en iyisi yazı tura atmak.
şimdi elimde üç cins para var. 5 ykr, 25 ykr, 1 ytl. en hafifi ve havada en çok kalanı 5 ykr. tur sayısı daha fazla 1 ytlnin değil. az tur sonucu kestirmeme yardımcı olur. ancak salak ben ya parayı tutamazsam 5 ykryi kaybetmek daha az koyar. seçim sonucu 5 ykr.
bir dakika ne için atacaktım ben?
ah! anladım ki ağaçlar toprağa acı verdikçe büyüyorlar. günün özlü sözü bu. birde çişimi ediyom çişimi ediyom popom kuru kalıyor… biğiğiiiri çok rahattım ikikikiğii altım kuru. bayılıyorumm şu kuklalara.
yaşasın rock and roll… ve türevleri.. yupiii…

Steppenwolf – Born To Be Wild
Thin Lizzy – Whisky In The Jar

sayfaya ulaşamıyor musunuz? lütfen "açıklamaları" okuyun. kda@kisiseldepresyonanlari.com
  • Gantz 08 Şubat 2012
        Geçtiğimiz aylarda (ki on gün sonra tam bir sene olacakmış) Gantz‘tan bahsetmiştim. Sinema filmine uyarlanma ihtimali olan anime sonunda Shinsuke Sato tarafından sinemaya uyarlanmış. Tabi bu süre zarfında mangayı da okuyacağımı dile getiren ben bu eylemi de yerine getiremedim. Neyse biz konumuza dönelim. Gantz’ın sinema filmi olarak uyarlandığının haberi […]
  • Neverland 07 Şubat 2012
        Artık yeni bir hikaye üretemeyen Hollywood’un eskilere sarılmasının bir yansıması Neverland. Ancak bu bir sinema filmi değil SYFY kanalında yayımlamış olduğu mini bir dizi. Dizi kendi çapında bazı açıkları olsa da Peter Pan hikayesini yeniden yorumlamış. Peret Pan nasıl uçmaya başladı, Tinker Bell ile nasıl tanıştılar, dizi bu konuda kendi çapında açıkla […]
  • The Chronicles of Narnia: Prince Caspian 07 Şubat 2012
        Seri ikinci filmi ile devam ediyor. Kitap sıralamasına bakarsak dördüncü kitap. Film aynı kadro ile çekilmiş olmasına rağmen ben ilk filmdeki aksiyonu, göremedim. Bu film kendi içine çekmekte zorlandı beni. Yer yer sıkılmadım desem yalan olmaz. Olayların azlığı belkide fantastik öğelerden hikayenin biraz daha arındırılmış olması buna sebep belkide.   Bu […]
bu blogta yazmış olduğum tüm girdiler aksini belirtmemişsem bana aittir. izinsiz kullanılmaması, kullanıldığı takdirse ise link verilmesi rica olunur. ee ben kullanırım sana ne deyip yukarıda yazdığım cümleye aykırı davranan olursa, ona kafa göz Allah ne verdiyse girerim... he bide baktıkları yerde mahkeme duvarı görürler...
! Anladım Ki Anlamak Yetmiyor*Tam Bir Blog..hayat ucuz.. 1 lira..A Publicitária AbRaXasastronotdefterbazen içinde bazen dışındaben deli miyimBlog KazanıCellar DoorCESETİZLERİ ♀coffeéefsaescinsel sayiklamalarEuphoria of the SoulGaykediGoddess Artemis' BlogGüNaH YüKLeNeN ADaMgüven uyandıran delihayatin kendisihop-çiki-yayaihuzursuz ruhlar barınağıiHüzün Kovan Kuşuİç Ses.İçimdeki Denizİçimdeki ucu bilenmemiş kelimelerimJacqueline mutlu kalmak istiyorKarbonizmaK�yamet MelekleriLa FeaMegami Sama's Blogmy sci-fi lullaby -NİNJA'NIN KUNG FU İLE İMTİHANInörotoksikOyunun başı sonu...peşim sıraplease come in..Psychological Pollution!.Rendered BeautySelçuk Hocaseri katilsi-menSisteki Goriller, Pigmelerle Dans ve AIDS Yetim...Sophiet.u.b.a'nın karaladıklarıThe Daily Kimchi - Korea Blogtimsah avcısıTotal FutboluzaksinemaViva La Vida, Viva La Muerte!vız gelir tırıs giderYALNIZLIK OKULUYasak Filmâyine-i devrânÇÖLÜN İKİLEMİŞEKER PORTAKALIвαяιιѕѕѕ'ѕ ∂яєαмѕ||● uçuyoruz ne güzel balon ●爱的草莓物语-My Fallen Berries