İzahat

Acını hissediyorum, vücudundan dışarıya taşamayan
Ve belirsizlik üzerinde
Tanrının sözlerinden uzak, tanrının gözlerinden korkarak

En büyük varlık hangi sikilmiş vücutta şimdi
Sanki titrek
sanki ürkek
Mühürlü cümlelerin ardından sığındığımız gerçek

Herkes ben değil biliyorum
Güldüğüm sandığım sandığım,
hatalı sandığım
Bir izahat gönlüme hunharca attığım
Ve hiç bir şey anlamaya çalışmak kadar değil zaman kaybı

Islak, yapış yapış çıkmış kurumaya dönerken
Hayatı

değil…

her ne kadar koparsakta sayfaları
sen olmasak
ben olmasan,
sen senliğinden,
ben benliğimden vazgeçsemde,
her bir adım akılda,
her bir düşünce her bir fikir,
her bir güşümseme yenilerini tekrar eden…
biliyorum bu hiç
biz değil..

sayfalarda okuduklarımız
hatırımızda kalanlar

her adımım *

içimden bir parça savuruyor toprağa
sıkıntılar silsilesi , hüzün çığlıkları
bilmediğim ve riayet ettiğim her şey
aklımda karmaşık fikirler topluluğu
gitmeli buradan
bırakmalı satmalı
kanın son damlasını dökmeli usulca
yeniden doğurulacak bir yere
tekrar ölene dek

* en çok sıkılmış insana : )