ara…

bir süre yazılara ara verdim. evet biliyorum… zaten doğru düzgün bir şeyler yazmıyordum. bu ara eskiye dönüş özlemleri içerisinde geçti. peki bu özlem ne kadar son buldu ilerleyen zamanlarda kendini gösterecek. şimdi ise sadece bekleyişle geçiriyorum zamanı. blogda biraz değişiklik yapmaya yeltendim. ne kadar oldu bilmiyorum…

hep dediğimi gibi… zaman…

pek yakın zaman içerisinde blogu wp’ye taşımayı düşünüyorum. sanki biraz kısıtlı gelmeye başladı blogger yada benim değişikliğe ihtiyacım var… bu arada bu beyaz tema beni çok fena bozdu… ben yine güzelim siyahıma geri dönecek gibiyim. yani içimden bir ses bunu diyor. artı biraz daha sosyal olmaya çalışacağım ve abuk sabuk fikirlerimi kendime saklamayıp herkese duyurmayı düşünüyorum. bu düşünüş ve taşınış nasıl gerçekleşir ne zaman olur pek bir fikrim yok… ama kararlıyım…zaten bu yaz beni bozuyor her zaman derim ya…



son gün

son günde nasıl olmalıydım? su duygusal safsataları sanırım, geride bırakalı uzun zaman oldu. hayet neşeli ve sevinçli ayrıldım. artık mantık bana doğru yolu gösteriyor sanırım… Gaddarın umursamazın teki oldum aynı Itazura na Kiss’de ki  Irie gibi hohoho…
sabah ilk iş kalkıp yeni şirkete gittim ve evrakları teslim ettim, İK sorumlusuyla nedense ikidir pek uzlaşamıyoruz aman zaten şu işlemelerden sonra şeytan görsün yüzünü. (okumaz insallah blogu :) )
sonra şirkete dönüp, yerime başyalacak elemana eğitim vermeye başladım. ilk günleri sevmiyorum o kadar çok yükleme oluyor ki beyninize, aptallaşıp kalıyorsunuz… evet bakalım… yoğunluk artacak sanırım. hadi bana kolay gelsin…
bu satırdan sonrası blog için yazılmıştır…
sevgili blog,
sevgili ile başladım kırılma diye, hani kırılacağın da yok ya, sen ben bende seniz şuracıkta bir fark var tabi sen dışa dökümsün ben içe… bastıramadığım yönüm sapıklığım… şimdi arada yazamassam gücenme…
bu kadar…