Efendim günlerdir, haftalardır, hatta aylardır bir planım vardı. kaç kişi ziyaret emiş diye aşağıdan sayaçtan kontrol eder dururdum. Tabi amacım 25000-50000-75000′de hediye vermekti ama bir türlü kendimi adapte edemedim duruma sürekli kaçırıyordum. Şimdi gözüm sayaca ilişti gördüğüm rakam 94867 yani 100000′e az kalmış. Eh o zaman dedim ki 100000. okuyucuya (okuyucu oluyor değil mi?) bir hediye vereyim… Tabi ben bunu tespit edemem o zaman site ziyaretçisinin yapması gereken bir şey var… 100000. ziyaretçi 100000 rakamını gördüğünde bunu “Prnt Scrn” tuşuna basarak kaydedip bana yollarsa bende kendisine küçük hediyeler vermeyi düşünüyorum…
şuracığa tıklayıp hediye isteyiniz...
http://www.kisiseldepresyonanlari.com/
2010/02/09/
hediye-vereyim-diye-dusunuyorum/
Her şey biraz daha karanlığa itiyor beni. Karanlık yaklaştıkça benliğime açılan kapılardan bir bir giriyorum. Saf beyazın huzuru orada. Sarı benekli odamın duvarlarında hayaletler görüyorum. Soğumaya başlayan odamın içersinde aylardır başucumda bulunan günbegün artıp sıcaklığını hissettiren kapsüllerim samimiyetle gülümsüyor bana. Yanında sevgili dostum diyebileceğim bir yıldan ötedir cüzdanımda taşıdığım, derin bir umutsuzluk anında sırasını bekleyen, paslanmaya yüz tutmuş yarım jiletim. “XCb” gibi harflerle başlayan Rusça isminin parlak gülümsemesi yüzüme yansıyan. Duvarda asılı bir kement, ağzını kocaman açmış dişlerinin ardından dilini savuruyor bana, şuh gülümsemesi içimi acıtıyor bir kez daha. Bu kez becermeliyim, kendimi onların mutluluğuna eşlik edip, sayısızca kez bölünen benliğimi toplamalıyım.
Bir Tim Burton dehasını daha beklerken heyecan içindeydik. Nasıl diyeyim beklentilerimiz vardı, umutlarımız vardı, hayallerimiz vardı. Lakin bu hayallerin tamamının suya düştüğünü söylesem de yalan olur. Yani hayatımdaki kararsızlık hali film hakkındaki görüşlerime de yansıdı. Sanıyorum filmi bir kez daha izleyip öyle kanısına varacağım… Öncelikle dağıtım şi […]
Geri mi döndüm? Sanırım. Üvey evlat yerine koyuyorum ya şu blogu içim parçalanıyor vallahi. Ne yapalım arada böyle ihmallikler oluyor ki bir daha olmayacağının garantisini veremem ama beni saygı ve sevgi ile karşılayacağını biliyorum. Festival filmlerine ara veriyorum. Zaten şu aralar sağlıklı bir biçimde film izlediğim de söylenemez. Eh o zaman arşivde izle […]
Festivalin tek Kore filmi olma özelliğine sahip Yeong-hwa-neun yeong-hwa-da. Aynı zamanda da en iyi filmlerinden biri olma özelliğine sahip. Filmde Ki-duk Kim parmağı görüyoruz kendisi senaryo yazımında yer almış. Zaten bu ismi duyduğumuz anda filmin boş olmayacağı aşikar. Ama cidden ben bu kadar iyi bir film beklemiyordum. So Ji-sub biraz daha oyunculuğu il […]
arkadaşlar!!!!
aşağıdaki sayaçta 100000 rakamını gördüğünüz zaman sayfanın görüntüsünü alın ve bana gönderin. karşılığında hediyeyi kapın... bu kadar basit. :)