Yazının Tamamı
AYRIM V FEDERAL ALMANYA CUMHURİYETİ
1971 yılında Alman Birliğinin kuruluşundan sonra yürütme gücünün üstünlüğünü benimseme yönünde gelişmiştir.
1871-1918 döneminin İmparatorluk rejimi, 1919-1933 dönemi’nin Weimer Cumhuriyeti, 1933-1945 döneminin Nazi Rejimi.
I – SİYASİ GELİŞİMİN TARİHİ GELİŞİMİ
Alman tarihi içinde ulusal birlik sorunu olmuştur.
Birliğin gerçekleştirilmesinde özellikle Bismark’ın rolü çok büyük olmuştur.
A – İmparatorluk Rejimi
Prusya’nın diğer eyaletlerinden ayrı olan bir özelliği; Prusya Kralı’nın aynı zamansa Alman İmparatoru, başbakanın da Alman Şansölyesi (Başbakanı) olmasıydı.
Egemenlik hakta değil, üye devletlerin prenslerinde idi. En önemli federal organ Bundestrat’da (Federal Konsey). Kaiser (İmparator) ulusal birliğin başı olup, Bundesrat ve Reinhstag (Federal meclis) tarafından denetlenirdi.
1872 yasası Almanya’da anayasal bir krallık kuruyordu.
Reichstag’da da burjuvazinin aleyhine işleyen bir temsil esası vardı.
B – Welmar Cumhuriyeti
18 Kasım 1918’de bir grup sosyalist lider Cumhuriyeti ilan edip geçici bir hükümet kurdular.
Welmar Cumhuriyeti büyük bir askeri yenilgi ve Versailles gibi ağır bir antlaşma üzerine kuruldu.
Weimar Cumhuriyeti Anayasası ilerici niteliğine rağmen monarşik-otoriter düzenin değerlerine ve ilişkilerine pek dokunmamıştır. Patriarkal-otoriter aile yapısı, iş terlerindeki askeri-otoriter düzen, sosyal merdivenin Hiyerarşik-otoriter yapısı, vatandaşla devlet arasındaki büyük mesafe Weimar’da değiştirilmiş değildi.
1932 yılına gelindiğinde Almanya’da 10 milyon işsiz bir kitle oluşmuştu. Sıkıntı içindeki kitleler radikal partilere yönelmiştir.
Katolik elitlerin Merkez Partisinin aksine Nazilere karşı büyük direnme göstermiş olmalarıdır.
C – Nazi Rejimi
Weimar Cumhuriyetinin çöküşü üzerinde ekonomik buhranların rolü büyük olmuştur.
Buhranlar yol açtıkları yoksullaşma ve yarattıkları güvensizlik ortamıyla, anti-parlamenter siyasal güçlerin gelişmesine zemin hazırlamıştır.
Hitler’in iktidarı alışı da Weimar rejiminin hukuki ve siyasi zaaflarından yararlanarak olmuştur.
1923’’te Münih’te başarısızlıkla sonuçlanan “Birahane Darbesi”nden sonra, iktidar mücadelesini yasal yollardan yürütme yöntemini benimsemiştir.
Ve parti doktrini ırkçılık, sosyal devrimcilik ve siyasal romantizm gibi öğelere dayandırılmıştır.
Nazilere göre, tarih yaşama kavgası ve ırkların üstünlük mücadelesinden ibarettir.
30 Ocak 1933’de Hindernburg tarafından Şansölyeliğe davet edilen Hitler’in Şansölye olmasıyla yollar Nazi’lere açılmıştır.
14 Temmuz 1934’de siyasi faaliyette bulunabilme sadece Nazi Partisine tanınmıştır.
Faşist rejimlerde olduğu gibi Alman faşizminin de en belirgin niteliği baskının kuramsallaştırılmasıdır.
D – Savaş sonrası Almanya
İki ayrı Alman devletinin kurulması 1949’da oldu. Batılı üç devlet kendi işgalleri altındaki toprakları birleştirmesiyle Federal Alman Cumhuriyeti, Sovyet bölgesinde de Demokratik Alman Cumuriyeti kuruldu. Postdam’da Üç Büyükler Almanya’nın tek bir ekonomik birim olarak tutulması…
Fransa ve Bavreya eyaletinin isteği reddedilip, merkeziyetçi yanı ağırlıklı federal bir devlet kuruldu.
Anayasa, 1949’da kabul edildi. İlk başkan Hıristiyan Demokrat Konrad Adenauer oldu. Adenauer rejimi, bir “restorasyon dönemi” olarak otoriter bir görünüm taşımıştır.
Adenauer’in partisi CDU (Hıristiyan Demokrat Birlik). SPD’nin (Sosyal Demokrat Parti)
II – YASAMA GÜCÜ
Kuvvetler ayrımı ilkesi temelde yatan üstün ülkedir.
A – Parlamentonun Yapısı
F. Almanya’nın yasama organı çift meclislidir; Bundestag (Federal Meclis), Bundestrat (Federal Konsey). Eyalaetlerin sayısı 9’dan 16’ya çıkmış.
a – Bundestrat (Federal Konsey)
Bundestrat özgün bir konseydir, üyeleri seçimle gelmezler, tayin edilirler. Hükümetler tarafından saptanırlar. Berlin’i Bundestrat’da temsil eden 4 üyenin oy hakkı yoktur.
Bu tür karmaşık bir sistemde iki meclisin uyumlu bir biçimde çalışabilmesi oldukça güçtür; bu nedenle yukarıda sözü geçen komitelerden biri olarak Konferans Komitesi, işbirliğini sağlamak görevini yüklenmiştir.
b – Bundestag (Federal Meclis)
Bundestag’ın 15 sandalyesi olan her partinin bir parlamento örgütü, grup kurma hakkı vardır. “Parti bütünlüğü ve disiplini Alman geleneğine iyice yerleşmiştir.
Yasama görevinin yürütüldüğü ağırlık yeri Komitedir.
B – Parlamentonun İşleyişi
İki meclis arasındaki ilişki, teorik olarak, Bundestag’ın üstünlük ilkesine göre düzenlenmiştir.
Yasa önerme yetkisi Bundestag’a aittir.
III – YÜRÜTME GÜCÜ
Parlamenter demokrasinin Hükümet başkanı olan “Şansölye” yürütme gücü açısından Cumhurbaşkanından daha çok yetkilerle donatılmış.
a – Cumhurbaşkanının Seçimi
federal Cumhuriyetin başkanı beş yıllık süre için görev yapmaktadır.
Cumhurbaşkanı, Federal Meclis tarafından seçilmektedir.
b – Cumhurbaşkanının Yetkileri
Sistem içinde Cumhurbaşkanının sembolik bir rolü vardır.
B – HÜKÜMET
a – Hükümet Yapısı
Hükümet, başbakan (şansölye) ve bakanlardan oluşur.
b – Hükümetin İşleyişi Yetki ve Sorumluluğu
Yürütme ve yasama organlarının küçük çapta bir kopyası da eyaletlerde vardır.
IV – YARGI GÜCÜ
Yargı gücünün en üst noktasında Federal Anayasa Mahkemesi vardır.
Eyaletlerin kendi anayasaları ve mahkemeleri vardır. Ancak bunların federal anayasaya uygun olması gereklidir.
V – SİYASİ PARTİLER VE BASKI GRUPLARI
Weimar Cumhuriyeti, Sosyal Demokratlar ve Merkez Katolikleri gibi iki merkez partisinin birleşmesi ile doğmuştur.
Bugün Alman siyasi parti sisteminde esas olarak Sosyal Demokrat Parti ile Hıristiyan Demokrat Parti etkin olmakla beraber, Liberal Parti’nin de bir “anahtar” parti olma durumu devam etmektedir.
A – Siyasi Partiler
Partilere karşı olan bu güvensizliğin nedenleri Alman tarihinde bulunmaktadır. Çoğu Batı ülkesinden farklı olarak, Almanya’da partiler devlet ile birlikte onun bir parçası olarak devletten sonra ortaya çıktıklarından, önce kurulmuş olan devlet uzun bir otoriter geleneğe sahip olmuştur.
a – Hıristiyan Demokrat Birliği (Christich Demokratische Union)
Nazi öncesi sağcı ve merkezci partilerin varisi sayılır.
I – CDU’nun Yapısı ve Örgütlenmesi
Nasyonalist-otoriter eğilimli CSU, Welmar’da Merkez Partisinden ayrılan Bavyera Katolik Partisinin varisidir. CSU, CDU’dan daha sağda bir konuma sahiptir.
II – Parti Üyeliği
CDU’da üyelik oldukça düşük düzeydedir. Ayrıca parti saflarındaki üyelerin etkinliği genellikle seçim zamanlarına dönüktür.
“Modern” ve “muhafazakar” diye ayrılabilecek öğeleri bir araya toplayabilmesi…
b – Sosyal Demokrat Parti (Sazlaldemokratische Partei Deutschlands)
CDU’nun aksine, SDP yüz yıllık geçmişi olan bir partidir. Yıllarca Alman işçi sınıfının önderliğini yapmış, kitle partisi olmak yolunu seçmiştir.
1959’da Bad-Godesberg’de kabul edilen parti programıyla, SDP bütün Marxist geçmişini yadsıyarak tamamen reformist ilkeleri benimsemiş.
SPD’nin Yapısı ve Örgütlenmesi
CDU’nun seçkinci yapısına karşılık, SPD’nin federal liderliği bu anlamda tabanıyla daha açık bütünlük ve birlik içindedir.
Başkanlığın tek kişide değil de, bir grubun elinde bulunması SPD’de gelenekseldir.
F. Almanya’nın yegane çatı örgütü olan İşçi Sendikaları Birliği ile organik bağ içindedir.
c – Liberal Demokrat Parti (Freie Demokratische Partei)
Eski Nasyonal Liberallerin mirasçısı. İlerici bir tavrı vardı. SDP’yi desteklemeye başlamıştır.
B – Siyasal partileri destekleyen sosyal gruplar
PARTİLERİN BİLEŞİMİ (30)
|
| CDU/CSU | SPD | FDP |
| Erkek | 41 % | 56 % | 49 % |
| Kadın | 59 | 44 | 51 |
|
|
|
|
|
| 21-29 yaşı | 21 | 22 | 17 |
| 30-44 yaşı | 26 | 33 | 29 |
| 45-59 yaşı | 30 | 27 | 31 |
| 60 ve üstü | 23 | 18 | 23 |
|
|
|
|
|
| İlkokul eğitimli | 74 | 88 | 56 |
| Lise eğitimli | 26 | 12 | 44 |
| İşçi | 27 | 67 | 67 |
|
|
|
|
|
| Beyaz yakalılar | 26 | 18 | 30 |
| Memurlar | 10 | 5 | 11 |
| İş adamlar | 13 | 5 | 23 |
| Serbest meslek | 2 | 1 | 4 |
| Çiftçiler | 12 | 4 | 11 |
|
|
|
|
|
| Aylık geliri |
|
|
|
| 100 DM’nin altında | 14 | 10 |