Çarşamba, Ekim 31, 2007

“Pardon” dedi, yüzündeki tebessümü salarak. Vücudumun üzerine bir ağırlık düştü. Koca bedenin terle kaplanmış kokusu vücudumu sardı. Midemde gezinen sabahtan kalma zeytinli poğaça alt özofagus sfinkterinin* iki boğum yukarısına çıkmış, ilerlemekte kararlı gözüküyordu. Ağzıma doğru yükselen acılığa, kapının açılması aniden “dur” dedi, yüzüme vuran soğuk rüzgar saçlarımı havalandırdıktan sonra birden dindi. İçeriye dolan soğuk ve temiz hava beni kendine çekiyordu. Kapı kapanırken kendimi dışarıya attım. Birden uzayıp giden otobüsün arkasından orta parmağımı kaldırmak geçti hem de eldiven yardımıyla kalınlaşmışken ama etraftaki kalabalık, açılmaya başlayan midem, yüzüme vuran rüzgarın serinliği, bedenimi ıslatmaya çalışan yağmur, eksoz dumanlarına karışan toprak kokusu buna engel oldu.

On yedi elli beşti. Dijital saat kelimelerden soyutlamıştı kendini. Yatağım hala dağınık, üzerinde sabahtan kalma vücut izimi görebiliyordum. Hala ıslak, sanki yataktan çıkalı saniyeler olmuştu. Ama uğraşacak takatim yok.

Etiketler:

Salı, Ekim 30, 2007

“Acı yavaşça gözlerimden süzülüyor. Son kez ne olduğunu bilmediğim veya binlerce kez, yıllar salınırken, çizgisini çektiğim hayatın sonuna varıp bir adım daha atmak üzereyim. Cümleler birbirinden habersiz, düzenli anlatımlardan uzak… Ağzımdan çıkan her şey kulaklarıma gelene kadar binlerce kilometre yol alıyor: ıslak, yorgun, şirret, küfürler içinde… Tekrar bana döndüklerinde ise hiç tanımadığım kelimelerin sahibi oluyorum. İnsanlar beni böyle yargılıyor… Sessizce, sakince, gözlerime bakarak… Hiç kimse bilmiyor ne olduğumu, nereye uzandığımı…

Hayallerimin genişlediği şu anda sadece ikinci sıradayım. Bir duyum daha sonsuzluğu seçmeye teşebbüs etmiş…”

Etiketler:

Pazartesi, Ekim 29, 2007

Acemice yaşıyorum hayatı biliyorum. Dizlerimde bir titreme, soluğumda yaşadığım sınırsız ızdırap. Bir kez daha gözlerimi kapıyorum; hayat güzel, kelimelerin sığdırıldığı kitaplar gibi. Düşünüyorum bir o kadar da karamsar. Ve yalnızlığımın son anları. Orada beni karşılayacaklar biliyorum, gözlerimin önünde. Tüm sevdiklerim, hatta nefretimi savurduğum tüm yüzler. İyi bir insan değilim. Sustukça içimde kıpırdanan hayaller… Ve yıllar sonra yüzleştiğim kendim…

Hayatımın elli altıncı baharı ve dünden hatırladığım tek şey haddinden fazla kızıllaşmış gökyüzünün aklıma kazınmış görüntüsü. Ufka doğru ...

Etiketler:

Cumartesi, Ekim 27, 2007

“Kimse beni sevmeyecek. Gözyaşlarım, anlımda birikecek damlalar… Gökyüzüne uzandığımda içime çektiğim nefes… Son durumları varlığımın üzülen ayrıntılarında. Uykusuz, susuz. Duyduğum yerde, tam pes etmişken, sesim solacak sonsuza dek… Sessizlik umutsuzluğumun kırık penceresi… İçeriye dolan güneş ve yanan bedenim… İliklerimde hissettiğim ağırlık…

Cümleler birbirinden habersiz, düzenli anlatımlardan uzak…”

Etiketler:

Çarşamba, Ekim 24, 2007

“Cümleler için son gündü. Aynı şeyleri tekrarlamayı sevmediğimi bilirsin. Yarın sabah zaten birçok şeyi hatırlamıyor olacağız. Belki uyandığımızda gözlerimizin altında bir çizik daha aynada bize gülümseyecek ama hepsi bu. Bilinçsizce akan günlerimizin kederini yansıtacağız yüzümüzde. Umutsuzluk kırıntısı bir kez daha serpilecek yüreğimize.
Cümleler, birbirinden habersiz, düzenli anlatımlardan uzak, yavaşça içine çekilerden habersiz…”

....

Etiketler:

Pazar, Ekim 21, 2007

Metin Demirhan Bitkisel Hayatta

Sinema yazarı ve araştırmacısı, kısa film yönetmeni Metin Demirhan geçirdiği ağır beyin kanaması sonrasında bitkisel hayata girdi. Giovanni Scognamillo ile birlikte hazırladığı Fantastik Türk Sineması adlı kitabın da yazarı olan Metin Demirhan Fantastik Sinema ve Maske & Yumruk adlı internet sitelerinden de sinemaseverlere farklı bilgiler aktarmaktaydı . Sevgili Metin’e acil şifalar diliyor ve biran önce sıhhatine kavuşarak yeniden aramıza dönmesini bekliyoruz.
kaynak: sadibey.com

http://www.haber7.com/haber.php?haber_id=275388

mailler dönmeye devam ediyor ve bu tarz çokta hoş olmayan haberler kanımızı donduruyor...
ama yapacak birşey yok Metin'e kısa zmaanda acil şifalar diliyorum...
bazen elden yapacak birşey gelmiyor...
ve kardeşinin dolaştırdığı maili burada yayınlamak istiyorum...

"Arkadaşlar abim Metin Demirhan'in Ssk Bağkur gibi Sosyal Sağlık güvencesi olmadığından yeşil kart başvurusunda bulundum. Evraklarini İstanbul Eyüp İlçe Emniyet Müdürlüğü yeşil kart birimine teslim ettim. Oradaki yetkili yeşil kartIn en az üç hafta içinde çikabileceğini ve bunun dahada uzun sürebileceğini söyledi. Yazişmalarin yapilacağini emniyetten sonra eyüp kaymakamliğin onayina gideceğini sonra istanbul eyüp ilçe sağlik ocağinda heyet raporunun düzenleneceğini ve ankaradan onay geldikten sonra kartin teslim olunacağini açikladi. Bunu yüzünden sürenin böyle olacağini söyledi.

Arkadaşlarimiz arasinda bu kamu kurumlarinda tanidiği olan ve bu işlemleri hizlandiracak arkadaşlarimizin yardimini rica ediyoruz. Yeşil kartin müracati isimle ve soy isimle takip edilmektedir.

Birde hastane masraflari 3 gün için 850-900 ytlni buldu. Ailesi olarak elimizden gelen tüm fedakarliklari yapiyoruz. Lakin 3 hafta gibi bir süre yoğun bakimda kalmasi durumunda bu katlanacaği bildiğimizden Metin Demirhan'in arkadaşlari ve sevenleri olarak sizlerden de sikilarak utanarak da olsa metin abim için onu yaşatmak için mümkün olduğu kadar yardimetmenizi rica ediyoruz.

En azindan şu yeşil kartin çikmasi bizi rahatlatacak bu zor durumdan kurtulmamizi sağlayacaktir.

Şimdiden hepinize çok teşekkür ediyorum.

Şeniz Demirhan

yapilacak yardimlarin yatirilacaği banka hesap nosu aşağidadir.

banka adi : garanti bankasi
şubesi : levent şb.
şube kodu : 401
hesap no :6689740
hesap adi : şeniz demirhan"

Etiketler:

Çarşamba, Ekim 17, 2007

yalnızlık....

gözlerim büyüyor... etrafımda gezinen insanların kalabalığıyla avunuyorum... etraf soğuk, bir kışın getirisini hatırlatıyor bana dudaklarım arasından çıkan duman... kelimelerden farksız fincanımdan süzülen buharla birleşiyor... üşüyorum, duvarlarım kararmaya yüz tutmuş şekillerle üzerime yürüyor. masanın üzerindeki yarım kalmış pastam... mutluluk hormonlarımın yegane tetikleyicisi... şeker adam kılığına bürünmüş lanetinle beni sarmakta... tabak üzerimde bir ufo... nedensiz bir soru aklımda peydahlanan: mor ufo olur mu?

sessizce solumaya çalışıyor. yakaladığımı görmek onun için en utanç veririci şey olsagerek. arada yüzüme bakıyor, ben gözlerimi yumuyorum. yatakta döndükçe huzursuzlanıyor... gidecek... geç olmaya başladı...

gözlerim büyüyor... etrafımda gezinen insanların kalabalığıyla avunuyorum... ertaf soğuk, soluk alış verişleri ısıtıyor odamı, ama yetersiz. üşüyorum, duvarlarım kararmaya yüz tutmuş, çizdiğim resimler onlar... kelimelerle anlatamadıklarım... uzak bir lanet, yakınımda... kelimelere sarılmış... nedensiz bir soru: güneş neden sıcak?

sessizce solumaya çalışıyor. onu izlediğimi görmemeli. portmantodan bir şemsiye alıyor... çırılçıplak... vücudum titriyor... sol eliyle kapıyı yavaşça açıyor. şemsiyeyi kapıya takmamak için kıvrak bir hareket yapsa da yinede akılıyor... dudaklarından yayılan ince bir ses, çıplaklığına yakışmıyor...

gözlerim büyüyor... sırtımda bir buz kütlesi, tüylerimin şahlandığını hissediyorum... azrail yokluyor diyor uzaklardan babannem... gözlerim büyüyor, odamdaki resimlerle birlikte. dışarıda yağmur sesi iki el silah sesine karışıyor... 13 ünde bir musibet iniyor üzerime, odamın camlarını kovanlar dövüyor... ve titredikçe daha da sarılıyorum...

yalnızlık usulca çöküyor...

Etiketler: ,

Pazartesi, Ekim 15, 2007

kısa... kısa...

uzun bi bayram tatiliydi. belkide memlekette olmamdan kaynakalanan bir uzunluktu bu. neyseki bayram bitti, bayram taili olarak adlandırdığım süreçte. şimdi ise senelik izinnin son günlerini yaşıyorum. oyle ki bütün bünyem tatilde gibi. geçen süreçte pek umut verici, umut vededici haberler de yok.. yine kötü haberler gına...
sevgili arkadasım Metin Demirhan'ın haberini aldım kendini yoğun bakımdaymış. Allahtan acil şifalar diliyorum...
sanırım bu kadar...

Etiketler:

Pazar, Ekim 14, 2007

Norrda’nın ilk albumü yayınlanıyor (dream tv)

Vokal, perküsyon ve gitar üzerine kurulu, elektronik altyapılarla destekli müzik üreten Norrda’nın ilk albümü “Infinite Face", kasım başında çıkıyor.
İngilizce sözlü bu albümde 9 şarkı bulunuyor. Grup üyelerinden Hakan Vreskala’nın İsveç’te yaşaması nedeniyle Norrda’nın temelleri İsveç’te atıldı, Norrda ismi de İsveç dilinde kuzey anlamına gelen Nor kelimesinden türetildi. Ancak kuzeylilik grubun sadece adında yok, vokalin melankolik havasına perküsyonla doğu tadı, gitarla kuzey esintileri katılıyor. Norrda’nın müziğindeki füzyon biraz da grup içindeki karakterlerin müzikal geçmişlerinden etkileniyor.Norrda’nın ana sahnesinde Selen Hünerli, Hakan Vreskala ve Portecho’dan tanıdığımız Deniz Cuylan ile birlikte canlı elektroniklerde konuk sanatçı olarak Ali Rıza Şahenk yer alıyor.
Biyografi:
Selen Hünerli
Müzik hayatına İstanbul’da r&b, soul ve hip-hop tarzında parçalar cover’layan Bitter isimli grubuyla başladı. Bilgi Üniversitesi Sinema Bölümü’nde okurken öğrenci projelerine film müziği besteledi. Bir yandan Miray Kurtuluş ile birlikte Nada isimli projesiyle, psychedelic Türkçe vokalli elektronik parçalar hazırlayan Selen, yine Nada ile Can Kılcıoğlu’nun “Yoldaki Kedi” adlı kısa metraj filmine müzik üretti.
Hakan Vreskala
Müzik hayatına ortaokulda kurduğu thrash grubunda baterist olarak başladı. Perküsyona kaymasıyla müzik alanı punktan deyişlere kadar uzandı. 2001 senesinde İsveç Kraliyet Konservatuvarı’na kabul edildi ve Stokholm’e yerleşti. O zamandan beri Şivan Perwer, Aida Nadeem, Ferus Mustafov ve Lars Demian gibi tanınmış sanatçılarla çıktığı turne ve konserlere devam ediyor.
Deniz Cuylan
Deniz Cuylan, 2005 yılında “Underton” albümünü çıkaran Portecho grubu ile tanındı. 2003 yılında "Telecine" albümü yayımlanan "Maya" projesiyle pofesyonel olarak müziğe başladı. Groovy electronica ve jazz karışımıyla yurtiçi ve dışında pek çok popüler mekanda çaldı. Televizyona, filmlere, reklamlara, ayrıca Düsseldorf ve Moskova'da gerçekleşen defilelere müzik besteledi. İllüstratör Sadi Güran ve yazar Senem Akçay ile tamamladığı "Netame" isimli çizgi/roman/albümü 2007’de basıldı. Bir dönem Bant dergisinde editörlük ve Açık Radyo’da “Tırtıllar” programında sunuculuk yaptı. Deniz Cuylan, Haziran 2007’den beri Elec-Trip Records’ta prodüktör olarak çalışıyor.

Etiketler: , , , ,

Perşembe, Ekim 11, 2007

3x1

(yavaşça yaklaşıyoruz sona, ve ellerimizdekiler..)

Kamuran Akkor - Bir Ateşe Attın Beni



Gülden Karaböcek - Sevmez Olaydım



Bergen - Kader Diyemezsin

Etiketler: , , , , , ,

Çarşamba, Ekim 10, 2007

küllerim

tabaktakiler. izmaritlerin dansına eşlik ediyor... artık içemiyorum. günlerdir beklettiğim tablanın kokusu sinmiş odama. midem bulanmaya başladıkça birazdaha bakıyorum. cadıların külleri serpilmiş, ağır kokunun içerisende kara büyü tütsüsü. düşünüyorum yakınlarda bir yerde eskilerden yadigar jiletim... üstünde paslanmaz yazmış görüyorum... külleirmin rengi. izmaritin sarısı paslarla kaplı... şuursuzca içime çekiyorum. yıllardır içtiğim küller içimde çırpınıyor. acı bira tatıyla. tost makinamın ağzı açık bu kez beynimi pişirmek için kıgınca bekliyor... bıçak ince ince domates doğramakta... bir el mutfaktan mayoneze uzanıyor. bu ben miyim? kelimeler dökülürken aynaya bakıyorum... sessiz bir çığlık beni karşılıyor, sakallarım uzamış, dişleirm sararmış. insanlığa yani bir adım atmalıyım... yüzüm kanıyor... külleri çocukluğumun tabaklarında dans ediyor... izmaritler... derin bir nefesle çekiyor beni... tutunmak için bilgisayarıma sarılıyorum. onu da almaya çalışıyor... yıllar geçiyor. musluktan damlayan sularla boğuluyorum... gördüklerim... ellerim gözlerim büyüyor... odam kırmızı... bireden canlanıyor... çekiliyorum... tabaklarım 80'lerden kalma... bir uzay gemisi gibi ışıklı... içinde kül adamlar... çekiyorlar beni...
yakalayın..
küllerim...

Etiketler: ,

Pazar, Ekim 07, 2007

kayıklar... insanlar...
yavaş yavaş çekiliyorlar...
gelgitler üzerinde. son kez oynamaya çalışırken oyuncaklarla....

Etiketler: ,

Cumartesi, Ekim 06, 2007

6N
Odam çürüyor gözlerimin önünde. Şimdi ilk yaşlarımın yorgunluğu ve sonra hayatımdan akıp gidenlerin umutsuz görüntüsü. Gözler büyüyor. Kalp atışlarım eskisinden daha yavaş. Sessizce donuyor vücudum, üzerimde bir ıslaklık , donmaya çalışan bedenim derin titremeler içersinde. Uzaktan bir ses duyuyorum. Mutfağa uzandığımda yada yanıbaşımda yatağımın içinde. Başucumdaki sehpada. Akşamdan süslediğim patates salatam inyanını kusuyor üzerime. Kırmızıyım. Yüzün kanlanmış... Deirn bir iç çekişle "ketçaptır" diyorum rahatlamama yetmiyor. Şimdi de beyaz, huzursuzluk içersinde yüzerken dolanıyor göğsüme.
Gözleirm kararıyor. Karanlıktaki yansımama bakıyorum aynada, akı çıkmış. Sabah yediğim yumurtanın yansıması gözlerimde bilinçsizce odamın duvarlarında geziyorum... Kelimeler şimdi daha yakın, kelimeler şimdi daha sessiz...
susuyorum...

...

Etiketler: ,

Cuma, Ekim 05, 2007

5 ekim. 16:40. derin bir sessizlik odamın içersinde. ardından patlayan alay edici kahkahalar. sona erdiğinde yine aynı sessizlik. insanların bırakıp gittiğine dair izler var. uzaklarda. soluyabildiğim yerlerde...
sessizlik...

Perşembe, Ekim 04, 2007

Norrda Albüm ve Tanıtım Konseri



Büyük bir süprüzdi bizim için, uzun zamandır tanıştığımız ancak belki de şartlar elvermediği için görüşemediğimiz Selen'in msnden ve maille gönderdiği mesaj:

"Norrda konseri 02 Ekim 07 22:00'da Roxy'de..."

Yanına iliştirilmiş bir de link...

Norrda kimdi, neydi, nasıldı hiç bir fikrim yoktu ama tek bir güvencem vardı o da Selen'in kötü iş çıkarmayacağıydı.

Hasta halimle kalktım gittim yanıma Işın ve Nilgün'ü alarak (onlar kendilerini götürdüğümü sanıyorlar ama çaktırmayın asıl amaç hastayım ya bana göz kulak olmalarıydı. :) ).

Saat 22:30'u biraz geçe çıktı sahneye Norrda. Selenin üzeirnde şık bir kıyafet, Saçlarını üsten şöyel bir atmı, amanın, amanın... (magazin meselesine dönüştürmeyeceğim elbette yazıyı...)

Sahneye çıktılar, öncelikle mikrofon ve ses problemi olmasa, playback yapıyorlar diyebilirdim. Playback meselesi nerden çıktı derseniz ki, cdleri çıkmış habeirmiz yok. Tabi bu sitemler Selen'e özel iletildi...

Mükemmel bir konser harika bir performanstı... Aslında eşeklik yapmayıp iki resim çekip şuraya koymak iyi olurdu ama n'apalım artık...
Infinite Face: Selen Hünerli: Vocals, Deniz Cuylan: Guitars, Electronics, Hakan Vreskala: Percussions
http://www.myspace.com/norrda

Birde konser dönüşü Selen'e şunları yazdım, yazım az edebi bitmesin ekleyeyim :)

bi dakika!iyiden iyiye aptallastigimin ayak sesleri midir bu, yoksa hala tozunu silmedigim konser kirintilerinin ayagima dolanan sarhos edici etkisi mi? Ne oldu bana? Bir hayranlik bu kadar mi derinden yaralar insani... Kelimeler bir araya getirilir de duzgun cumleler kurulur mu bu sarhoslugun icinde... Haran biraktin(iz) hayran kaldim... Tek kelime bile care olmaz anlatmaya...Cok tesekkurler, Basarilar...(ama benle hic ilgilenmedin ))):)

Etiketler: , , , ,

Pazartesi, Ekim 01, 2007

kokun siniyor, üzerime duvarlarıma. açıldıkça büyüyen güçsüzlükler içersinde... sessiz bir odada. sakinliği içime attığım cümlelerin girdabında yokolmak üzere. sessizce soluyorum. tüm hücrelerimi öldürerek.
birkez daha vücudum ittreyerek anıyorum adını. küçük ürpertilerin soğuğunda ilaçlara sarılarak yaşıyorum. geleceğimden emin geçmişimden habersiz. bir nokta gibi başladığım hayatta bir hiç olarak yazılıyorum sayfalara.
ölüyorum... büyük depremlerin eşiğinde, yıkıntılar arasında, fosilleşmeye çalışarak...
ümitsiz, umutsuz, anlamsız...

Etiketler: