SİYASİ TARİH İLK ÇAĞLARDAN 1918’E Oral SANDER

“OSMANLI RÖNESANSI” VE BATI AVRUPA İLE GELİŞEN DİPLOMASİ

Bozuklukların tümünü din kurumunda arayan Arap-İslam kültür çerçevesinin aksine, Türk-İslam kültürünün, hiç olmazsa başka alanlarda da reform gereğini duyması, 19. yy. Osmanlı yöneticilerinin bu yöndeki çabalarına yüzyıl öncesinden iyi bir örnek oluşturacaktır.

Osmanlı Diplomasisinde Gelişmeler

18. yy.da Osmanlı Devletinin Avrupa devletleriyle ilişkilerinde b,r silah olarak, savaşın yerini diplomasi almaya başlamıştır. Osmanlıların artık Avrupa’daki rollerinin savunma olduğunu ve bunu sağlamak için de müttefiklere ihtiyaç bulunduğunu anlamalarıdır.

Rusya ve Avusturya ile İlişkiler: Prut ve Petervaradin

Karlofça, Osmanlı devletinin artık Batı için ciddi bir tehlike olmadığını, Rasarofça ise bu devletin Avrupa’da savunma durumunda bulunan insifiyatif alamayacak bir güç olduğunu.

Lale Devir ve Önemi

III. Ahmet zamanı, ünlü Lale Devri’dir.

Küçük Kaynarca ve İçten Dağılma Sürecinin Başlaması

19. yy. boyunca izlenecek, “Avrupa’nın büyük devletlerini birbirine karşı kullanarak bağımsızlığını sürdürme politikasının”da başlangıcını oluşturur.

Osmanlı devletini içerden, çeşitli ulusları bağımsızlık için kışkırtarak ve onlara yardım ederek dağıtma.

Endüstri Devrimi Ve Sonuçları: Globalleşme Dönemi

ENDÜSTRİ DEVRİMİ

19. yy. tüm dünya ekonomi ve politikasına Avrupa devletleri egemendir.

Asıl üretim kaynağı olan toprak soyluların ve Kilisenin elinde olduğu için siyasal güçte temelde toprak aristoktasisinin elindeydi. Daha temel olan, ekonomik yapının değiştirilmiş olmasıdır. Kısaca, yeni buluşların üretime uygulanması ve bunların en önemlisi olan buhar gücüyle çalışan makine, makineleşmiş endüstriyi doğurmuş ve bu da Avrupa’da sermaye birikimini arttırmıştır. İşte, buna “endüstri devrimi” deniyor.

Endüstri Devriminin İlk Aşaması (1870’lere Kadar)

Fabrikaların ayırıcı ve önemli özellikleri şunlardır.

Temel enerli kaynağı kömürdür. Zengin kaynaklarının bulunması, İngiltere’ye öteki devletler üzerinde ekonomik üstünlük kandırmış ve belki başka alanlarda da gelişmesinin temeli olmuştur.

ABD’nde 1869 yılında kıtanın iki yakası demiryolu ile birbirine bağlandı.

Endüstri Devriminin İkinci Aşaması (1870’lerden Sonra)

Demir endüstri devriminin birinci aşamasında büyük rol oynamıştı. İkinci aşamasında çelik her anlamda egemendir. İngiltere 1860–1913 arasında demiryolu uzunluğunu iki katına, Fransa dört, Almanya altı katına çıkarmıştır.

Sağlıklı Beslenme, Çevre ve Nüfus

İlk antibiyotik olan Salvarsan’ın üretimi 1880’lere rastlar.

1900’lere gelindiğinde, yeryüzü global bir nitelik almaya tam anlamıyla başlamış sayılabilir.

Kitle Toplumunun Ortaya Çıkışı

20. yy.ın değişmez özelliği olan “kitle toplumu” tarihteki yerini aldı.

ALMAN VE İTALYAN ULUSAL BİRLİKLERİ

Temeli

Alman ve İtalyan ulusal birliklerinin kuruluşu iki devlet (Prusya ve Piyemonte) ve iki devlet adamının (otto von bismarck ve con camillo cavour) eseri gibi görünsede birliklerin kuruluşunun yalnız askeri ve diplomatik olaylar olarak görmek o başarıları tarihi önemini gölgeler.

Almanya birliğinin kuruluşu

Prusya başkanı Otto Von Bismarck Sadowa 1867 de Prusya’nın denetiminde kuzey germen konfederasyonunu kurdu.

Bismarck Fransa’nın Katolik alman devletleri üzerindeki denetimini kırmak için 1870 yılında Fransa’ya savaş açtı. Ünlü sedan savaşında imparator lll. Napolyon’u ağır bir yenilgiye uğrattı.Prusya kralı alman imparatoru Bismarck ise alman şansölyesi unvanını aldılar.

Bismarck ittifaklarında görüleceği gibi bu devlet adamı Avrupa’daki güç dengesini çok iyi anlamış bazı küçük ödüller verip güçlü devletlerin yansızlığını sağlayarak en uygun zamanda kiminle savaşacağını çok iyi kestirmiştir. Alman ulusal birliğini kurarak viyana kongresi düzenini yıkmış olmakla birlikte Alsace-Lorrain bölgesinin Almanya’ya katılması iktidarda kaldığı 20 yıl boyunca belki de tek hatasıdır. Alsace-Lorrain sorunu yirminci yüzyılın ortalarına kadar sürecek olan Fransız alman düşmanlığının önemli nedenlerinden biri olacaktır.

Alman Ulusal Birliğinin Sonuçları

Almanya Açısından

Almanya’da ülkeyi tam bir demirelle yönetmiş olan bismarck’ın anlayışına göre ekonomik faaliyetin amacı ulusal refahı artırmaktır.19.yüzyılın geriye kalan bölümü ve 20. yüzyılın başlarında da bölünmüşlüğünü “alman ikiliğini” tam anlamıyla gideremedi. Bu iş yani bütün Almanların tek devlet içinde birleştirilmesine 1. dünya savaşından sonra Adolf hitler gerçekleştirmeye çalışacaktır.

Uluslar Arası Politika Açısından

Alman ulusal birliğinin kurulmasının uluslar arası politika açısından en önemli sonucu daha önce de belirtildiği gibi viyana kongresi ile kurulmuş bulunan Avrupa güç dengesinin temelinden bozulmuş olmasıdır.

EMPERYALİZM

Endüstri devriminin Avrupa açısından en önemli sorununu alman ve İtalyan ulusal birlikleri kurulması devrimin tüm yeryüzü çapında en önemli sonucu ise sömürgeciliğin emperyalizm biçimine dönüşmesidir.

Sömürgecilik bir devletin egemenliğini başka topraklar ve halklar üzerinde kurulması ya da genişletilmesidir. Emperyalizm Avrupa’nın büyük devletlerinin 19.yy.ın ikinci yarısında öteki kıtalar üzerinde genişlemelerine verilen addır.

Ekonomik Unsur

Sömürgeciliğin hızlanmasını ve emperyalizmin doğuşunun etkileyen ekonomik unsurlar arasında şunlar sayılabilir: Avrupa’da biriken sermaye fazlası, üretim fazlası ,nüfus artışı,hammadde elde etme isteği.siyasal denetim şu bakımlardan gerekliydi.ekonomik yatırımda bulunacak yerlerde toplumsal sistem ve yönetim biçimi çok ilkeldi ve ticaretin gelişebilmesi için bu durumun biraz olsun düzeltilmesi gerekiyordu.yatırımlarda bulunan şirketler öteki devletlerin şirketlerinin rekabetinden kurtulmak istemekteydiler ve bunu da devletin askeri gücü gerçekleştirebilirdi.ekonomik bakımdan geri kalmış ülkelerde rahat çalışabilmek örneğin borçları zamanında alabilmek için o ülke yönetimine baskı da bulunmak gerekiyordu.

Güvenlik Endişesi

Bir devleti emperyalizme iten ekonomik çıkarlarla siyasal ve askeri amaçların birleşimidir.

Güvenlik endişesi özellikle İngiliz sömürgeciliği için geçerli olan bir unsurdur.

1. Dünya Savaşına Nasıl Girildi?

SİYASET EKONOMİ VE ASKERLİK ALANLARINDA YENİ ÖRGÜTLENME BİÇİMLERİ

Siyaset Alanında Gelişmeler

1800 lerin romantizminden 1870 sonrasının gerçekcilik(realizm) akımına geçildi.

Ekonomi Alanında Gelişmeler

Bismarck endüstri sahipleri ve junkerler arasındaki bu bağlaşma 1914 yılına kadar sürecek demirle çavdarın ittifakı Almanya’ya demokrasinin gelmesini geciktirecektir.

Askerlik Alanında Gelişmeler

Silahlanma korku ve milliyetçilik korkunç bir sarmal etki-tepki ilişkisiyle savaşa varacaktır.

DIŞ POLİTİKANIN TEK ELDE TOPLANMASI

Viyana kongresi döneminde olduğu gibi büyük devletlerin dış politikaları güç ve yetkileri kuramsal olarak sınırlı fakat gerçekte despotik tek tek bireylerin elindeydi.

Ulusal çıkar kavramı dış ilişkileri ve savaş hazırlıklarını halkı denetimini ve bilgisinin dışına çıkardı.

AVRUPA UYUMUNUN SORUNU VE YENİ ULUSLAR ARASI GÜÇ DENGESİ

Avrupa Uyumunun Dayandığı Temellerin Yapılması

Modern makine endüstrisi gelişme yolunda Avrupa devletlerini dikkatlerini dıştan çok iç sorunlara çevirmiştir.

Avrupa uyumunun temellerinden ikincisi yöneticiler arasında ayaklanmalara karşı ortak tutum ulusal çıkar uğruna iç statüko için omuz omuza dayanışma ortadan kalkacaktır. Rakibi zayıflatmak amacıyla başka ülkelerdeki ayaklanmalar bazen açıkca bazen de alttan alta desteklenecektir.

Üçüncü olarak Avrupalılar arasında bir dayanışma duygusuna yol açmıştı. Dış nedeni Avrupa’nın Osmanlıların temsil ettiği Asya ve Müslümanlara karşı savunulmasıydı

Güç Dengesinin Değişmesi

Endüstrileşmenin kısa sürede ki etkileri barıştan yana olmakla beraber uzun sürede bunun tam aksi oldu ve soylu seçkinlerde savaş sanatına uygulandı.

ALMANYA’NIN KITA ÜSTÜNLÜĞÜ: ÜÇLÜ İTTİFAK

Alman-Fransız Düşmanlığı

Alman Ulusal Birliğinin kurulduğu 1871 ile 1. Dünya Savaşının çıktığı 1914 tarihleri arasında Avrupa tarihinin hiç değişmeyen öğesi Almanya ile Fransa arasındaki düşmanlıktır.

Almanya’nın Stratejik Zayıflığı

İngiltere bir ada devleti olduğundan güvenliği Avrupa kıtasının adaya en yakın bölgelerinin (Belçika ile Hollanda) emin ellerde bulunmasına bağlıydı. Belçika ile Hollanda’nın işgali onu 1.dünya savaşına girmesine en önemli neden olmuştur. Japonya Kore ve Mançurya emin ellerde bulunulmasına çalışılmıştır. Fransa saldırıya açık bölgesi düzlük olan Almanya sınırıydı.

İtalya bir yarımada devleti olarak yine göreli olarak güvenliği açısından fazla bir endişe duymamaktaydı.

Rusya bir kıta devleti olarak saldırı karşısında geri çekilebileceği geniş toprak parçalarına sahipti. Stratejik açıdan en avantajlıydı.

Avrupa’nın saldırıya en açık olan büyük devleti Almanya’ydı. Her alanda ünü olan alman disiplininin bir nedeni de coğrafyanın bu azizliği olsa gerek.

Bismarck Anlaşmalar Sistemi

Almanya ister Fransa olsun ister Rusya tek bir devletin saldırısına karşı bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü koruyabilir ancak ikisinin birlikte saldırısı karşısında son derece güç durumda kalırdı. Bismarck Avusturya’yla Rusya’yı yanına alarak 1872 yılında 1.üç imparatorlar birliğini kurdu. Bu birliğin önemli maddelerine göre(i) Avrupa’nın statükosu kabul ediliyorlardı.(ii)barış tehlikeye düşerse taraflar aralarında görüşmede bulunacaklardı.(iii) Balkanlarda çıkabilecek herhangi bir anlaşmazlık birlikte çözülecekti.(iv)devrimci ayaklanmalara karşı ortak bir tutum sağlanacaktı.(v)taraflar başka bir devletle anlaşma yapmayacaklardı.

Rusya ile Avusturya’yı balkanlarda yeniden anlaştırdı ve 1881 tarihinde 2.üç imparatorlar birliğini kurdu. Bu birliğin önemli maddelerine göre (i)taraflardan biri bir 4. devletle savaşırsa öteki iki taraf yansız kalır.(ii) taraflar Avusturya nın 1878 tarihli Berlin anlaşması ile kazanmış olduğu haklara saygı göstereceklerdi.(Bosna-hersek işgal ve yönetimi Avusturya’ya bırakmıştı.) (iii) Türk boğazlarının kapalılığına saygı gösterilecek ve Osmanlı devletinin başka bir devlete boğazlarda üs vermesi önlenecekti.(burada İngiltere ya da Fransa’dan bahsedilmekteydi.)

(i) taraflar birbirlerine yönelen ittifaklara girmeyeceklerdi. (ii)tahrik edilmeden Fransa İtalya’ya saldırırsa öteki iki bağlaşık İtalya’ya yardım edecekler. (iii)taraflardan biri kendi tahriki olmaksızın iki ya da daha çok devletin saldırısında uğrarsa bütün müttefikler savaşa katılacaklardı.

Alman-İngiliz Rekabeti

1780 sonrası döneminin Avrupa diplomasinin değişmeyen öğelerinden biri Alman-Fransız düşmanlığı ve sonucu da Üçlü Anlaşma ise, ikincisi değişmeyen öğesi Alman-İngiliz rekabetidir.

II. Wilhelm ile birlikte Almanya denizlerde de önemli bir güç haline gelmeye başlayınca rekabet şiddetlendi. Deniz Gücünün tarihe etkisi II. Wilhelm’ı çok etkilediğidir. Tüm savaş stratejisini yüzyıllardır Avrupa devletlerinin toplam deniz gücünden daha üstün bir deniz gücüne dayayan İngiltere hem sayı hem de deniz savaşlarındaki yeni gelişme dolayısıyla tartışmasız deniz üstünlüğünü yitirdi.

Bismarck, Almanya için uzun vadeli tehlikeler taşıyacağına inandığı sömürgeciliğe önem verememişti. II. Wilhelm büyük devlet olmanın yolunu sömürgecilikte olduğuna inanıyordu. İngiltere ile Fransa ilerde görüleceği gibi, sömürgeleri birbirine peşkeş çekebilirken (1904’te İngiltere Fransa’yı Fas’ta Fransa da İngiltere’yi Mısır’da serbest bırakmışlardı) Almanya’nın değiş tokuş için verebileceği herhangi bir toprak parçası yoktu.

Bir Cevap Yazın

kişisel depresyon anları - kda@kisiseldepresyonanlari.com
%d blogcu bunu beğendi: