Perşembe, Temmuz 31, 2008

ÇAĞDAŞ DEVLET SİSTEMLERİ (Prof.Dr. Esat ÇAM) III

Çağdaş Devlet Sistemleri (Prof. Dr Esat Çam) I ve ÇAĞDAŞ DEVLET SİSTEMLERİ (Prof.Dr. Esat ÇAM) II yazısının devamıdır...

AYRIM III FRANSA

Fransızların siyasi davranışlarının esas motörü, devamlı bir şekilde daima bireyselcilik olmuş ve “Kolektif etkili bir aksiyonun gerçekleşmesinin önlemiştir”.

Dini yönden Katolik bir ülke olan Fransa’da 1905 yılına kadar, nüfusun büyük çoğunluğunu oluşturan Katoliklerin azınlıktaki Protestanlar ve Museviler, resmen tanınmış üç dün olarak, dini kurumlarına devletten yardım sağlamaktaydılar. Aralık 1905 ve 1907 yıllarında kabul edilen yasalarla devlet-kilise ayrımı benimsenmiştir ve dini kurumların devlet yardımı almaları önlenmiştir.

Yasama organına üstün bir durum verilmiştir.

1875 Anayasasına dayanan III cü Cumhuriyet…

I – SİYASİ KURUMLARIN TARİHİ GELİŞİMİ :

A – Eski Rejim :

(Ruhbanlar-asiller ve “Tiers-Etat” halk) “Etats généraux”da; her bir sınıfın atrı toplanarak ayrı oylama ile karar alması, birlik kuvvelinin oluşmasını ve dolaylı olarak güçlü kurum görüntüsünün gerçekleşmesini önlemiştir.

Ruhbanların halktan vergi olmak, devlete vergi vermek en önemli ayrıcalıkları olmuştur. Aşağı ruhbanlar, iktisadi ve mali durumlarının kötü olmasının etkisi altında, devrimde “Tiers Etats”ya katılmışlardır.

B – Devrimler :

1789 Devrimi fikri yönden, Voltaire’in sosyal ve iktisadi reformlar görüşü, Montesquieu’nün kuvvetler ayrımı ilkesi ve Rousseau’nun kişi hakları ile birlikte halk egemenliğini kuran “sosyal sözleşme” anlayışı, benimseniştir.

1719 Anayasasına, Montesquieu ve Rousseau’dan esinlenerek üç önemli ilke konmuştur: ulusal egemenlik, temsili rejim ve kuvvetler ayrımı.

1791 Anayasası ile başlayarak, Fransa devamlı bir şekilde yazılı anayasalara dayanan rejimler tanımıştır. I ci Cumhuriyet “Genel Emniyet ve Kamu Selameti Komitesi”ni… Danton ve Robespierre’in başkanlıkları sırasında terör rejimi atmosferine bürünmüştür.

Yürütme gücü, “Direktuar”a delege edilmiştir. 1799 da Napolyon’un hükümet darbesiyle son bulmuştur. I inci Cumhuriyet dönemi son bulmuş.

Napolyon’dan sonra kurulan Restorasyon’da 4 Haziran 1814 Anayasa koşulu ile kralın üstünlüğü, temsili bir rejim içinde tekrar yerleşmiştir.

Yasama gücü iki meclise bırakılmıştır.

1848 ihtilalinde 4 Kasım 1848 de bir Anayasa ile II nci Cumhuriyet ilan edilmiştir.

II nci Cumhuriyet, tek bir meclis; yürütmede ise, halkın seçtiği bir Cumhurbaşkanı… kuvvetler ayırımı ilkesi…

Napolyon’un yeğeni Prens Louis Napolyon(…) II nci İmparatorluk, Almanların Sedan Savaşında gelip gelmeleriyle son bulmuş ve Eylül 1870 de III nü Cumhuriyet ilan edilmiştir.

C – III – IV – V ci Cumhuriyetler :

a) III cü Cumhuriyet

III cü Cumhuriyet; Cumhurbaşkanı, 7 yıl süre için iki Meclisin ortak toplantısında çoğunlukla seçilen ve yürütme gücünü elinde toplayan devlet şefi… Yasama gücü iki Meclise bırakılmıştır.

III cü Cumhuriyetin bir diğer özelliği, I ci Dünya Savaşının sonundan II ci Dünya Savaşının başlangıcına kadar ortalama altı ay faaliyette bulunan hükümetlerle yaratılan hükümet istikrarsızlığı olmuştur.

Vichy hükümeti sağın bir başarısı olarak Cumhuriyetçi kurumları yok etmiş ve geleneksel değerlere bir dönüş yaparak, yasama, yürütme ve siyasi konularda yargı yetkisi bir kişide toplanmıştır.

b) IV cü Cumhuriyet :

27 Ekim 1949’da Anayasanın ilanı ile IV cü Cumhuriyet başlamıştır.

Anayasa, Sosyalist-Komünist-Cumhuriyetçi Halkçılar arasında bir uzlaşma sonucu ortaya konmuştur.

IV cü Cumhuriyetin Anayasası, Millet Meclisini sadece hukuken değil, fiili yönden de mutlak hakim yapmıştır.

c) V Cumhuriyet :

Cezayir’deki olaylar sonucu 13 Mayıs 1958 de yapılan bir askeri darbe etkisiyle IV cü Cumhuriyetin parlamentosu, 1 Haziran 1958 de 329 olumlu oya karşı 224 olumsuz oyla de Gaulle’ün başkanlığındaki bir hükümete rejimi değiştirme görevini verme sorunda kalmış…

De Gaulle teorik olarak sömürgeciliğe son vererek Fransa’ya bağlı denizaşırı ülkelerin kendi kendilerini özgürce belirtmelerini istediğinden; 1958 Anayasası, ulusların kendi kaderlerini özgürce belirtmeleri ilksini ileri sürmektedir.

II – CUMHURBAŞKANI

A – Cumhurbaşkanı Seçimi :

1958 Cumhurbaşkanlığı seçiminde dolaylı oylamaya dayanan bir seçim sistemi kullanılmıştır. Ulusal seçmen koleji.

1962 yılında yapılan değişiklik ile cumhurbaşkanının seçimi genel oylu direkt bir görüntü kazanmaktadır.

Sürenin beş yıla indirileceğine…

Seçim kampanyasında, propaganda harcamalarının devlet tarafından ödenmesi…

Cumhurbaşkanı seçiminde bütün ülke bir seçim bölgesi sayılarak gizli genel oy uygulanmaktadır. İki türlü çoğunluk sistemine göre…

B – Cumhurbaşkanının Yetkiler :

Ulusal birlik sembolü ve anayasanın koruyucusu”

a) Cumhurbaşkanının Normal Yetkileri :

Başbakanı ataması ve başbakanın önerisine dayanarak hükümetin diğer bakanlarını ataması.

Cumhurbaşkanı, Bakanlar konseyine başkanlık yapmaktadır.

Anayasanın 13 üncü maddesinde yüksek dereceli memurlar ile generallerin atanması, Cumhurbaşkanı tarafından yapılmaktadır. Askeri güçlerin şefi…

b) Cumhurbaşkanının Olağanüstü Yetkileri :

cumhurbaşkanı, ulusu olağanüstü durumlardan bir mesajla haberdar ederek, yasama, yürütme güçleri ile gerektiği taktirde yargı gücünü eline toplamakta ve durumu düzelteceğine inandığı her türlü kararı, tıpkı bir diktatör gibi, almak konusunda serbest hareket etmektedir.

c) Yetkilerin Kullanımında Sorumsuzluk :

Vatana ihanet durumu dışında mutlaka bir sorumsuzluk taşımaktadır.

II – HÜKÜMET

Cumhurbaşkanının yanında, Başbakan ile bakanlar ve müsteşarlardan (Secrétaire d’Etat) oluşan hükümetin yapısı.

A – Hükümetin Yapısı :

Başbakanın Cumhurbaşkanı tarafından atanmasına rağmen, görevine son verilmesi hükümetin kolektif olarak istifa etmesiyle sağlanmaktadır.

IV – PARLAMENTO

IV nü Cumhuriyete oranla hükümet istikrarlığını saplamak amacıyla, parlamentonun yetkileri kısıtlanmış bulunmaktadır.

İki meclis görüntüsüyle, Millet Meclisi ve Senatodan oluşmaktadır. Millet Meclisinin milletvekilleri doğrudan doğruya halk tarafından genel oy ile seçilip, Senato üyeleri dolaylı oylama ile seçilerek Cumhuriyetin saha kollektivitelerinin temsil edilmesini sağlamaktadır.

A – Millet Meclisi ve Senato Seçimi :

a) Millet Meclisi :

577 milletvekili.

21 yaşındaki seçmen, 23 yaşını dolduranlar milletvekili seçilebilmek…

3500 (üç bin beş yüz) kişiden az sakinleri olan komünler için yasa, iki türlü çoğunluk uygulamasını korumuştur.

2500 kişiden fazla sakinleri olan komünler için yasa “Çoğunluk-Nispi Karma Oylama” biçimini getirmektedir.

% 5 baraj.

b) Senato :

274 senatör. Senatör seçiminde; milletvekilleri il meclis üyeleri ile belediye meclislerinin üyeleri oy kullanabildiğinden oylama dolaylı görüntülü olmaktadır. Senatörlerin çoğunluğunu tarımsal bölgelerin temsilci kimliğini taşımaktadır.

Uninominal iki türlü çoğunluk esasına dayanmaktadır. Millet Meclisi seçiminde olduğu gibi, senatör gerektiğinde yerini alacak bir yedek üye ile beraber seçilmektedir.

Senatörlerin görev süresi dokuz yıl olmakla beraber, her üç yılda bir Senato üyelerinin 1/3 oranında yapılan seçimlerle yenilenmektedir.

C – Parlamentonun Yetkileri :

Günümüzde seçilmiş meclislerin iktidar tarafından izlenen siyaseti saptamaya ve bizzat yönetmeğe, teknik yönden, muktedir olmadıkları görülmektedir.”

Yasa yapma ve hükümeti denetleme.hükümetin güvenlik talebinde güven oyu vermek suretiyle hükümeti düşürebilme olanağına sahip bulunmaktadır.

Sosyal ve İktisadi Konsey, toplumun çeşitli grupların temsilcileriyle çeşitli grup faaliyetleri arasında rasyonel işbirliği sağlama amacını taşımaktadır.

V – SİYASİ PARTİLER VE PARTİ SİSTEMİ

Örgütlenmiş altı parti vardır. % 7 aşırı sağ, % 17 sağ, % 31 Merkez, % 19 sol, % 16 aşırı sol akımlarını benimsemiş bulunmaktadır.

Partiler arasında S.F.İ.O. ile P.C.’nin kitle partisi yapısına karşılık, diğer partiler kadro veya kadro-kitle karışımı bir görüntü taşımaktadır.

A – Siyasi Partilerin Görüntüsü :

UNR Yeni Cumhuriyet için Birlik: De Gaulle’ün milliyetçi ve neo-liberal görüşlerini yansıtan “Gaullism” yanlısı bir partidir. Kadro partisi.

P.C.F. Fransız Komünist Partisi: Kuvvetli bir örgüt yapısı olan, kitle partisidir. Reformist çizgidedir.

S.F.İ.O. Sosyalist Parti İşçi Enternasyonalinin Fransız Seksiyonu: Kitle Patisidir.

P.R. Radikal Parti: Kadro partisidir.

M.R.P. Cumhuriyetçi Halk Hareketi: Hıristiyan-Demokrat kesimi temsil eden kadro-kitle karışımı.

Bağımsızlar: Kadro partisi…

UNR olan parti, RPR Cumhuriyetçiler için Birlik olarak değiştirilmiştir.

S.F.İ.O. olan parti, PS Sosyalist Parti olarak değiştirilmiştir.

Kazanılan oya göre fazla temsil edilmenin gerçekleştiği görülmektedir.

B – Parti Sistemi ve Siyasal Kuvvetler :

Fransız siyasi partileri arasında en kuvvetli durumda Gaullismin temsilcisi olan R.P.R. bulunmakta.

VI – SİYASİ SİSTEMİN İŞLEYİŞİ

Parlamenter çoğunluk yarı-başkanlık sistemi işlemektedir.

V inci Cumhuriyetin anayasasında kurumların istikrarı ve güçlü kalması için iki temel unsur garanti altına alınmıştır: birincisi yürütmenin iki başı arasında cumhurbaşkanı ve başkanın diğer bir değişle cumhurbaşkanı ile parlamenter çoğunluk arasında anlaşmazlık çıktığında halkı hakem yapma olasılığı; ikincisi de hükümetin etkinliğidir.


AYRIM IV

SOVYET SOSYALİST CUMHURİYETLER BİRLİĞİ –

BAĞIMSIZ DEVLETLER TOPLULUĞU

Marksist ideolojiye dayandırılarak otoriter bir rejim görüntüsüne sahiptir.

Slavların, fiilen, egemen öğe olarak görüldüğü…

Sovyet toplumu, bir iktidar, otorite, statü ve maddi telafiler piramidi olarak görülebilir. Tarihi gelişim içinde feodalizm, kapitalizme yolu açtığı gibi, kapitalizmin de çelişmelerinin gelişmesi sonunda proletarya diktatörlüğüne ve dolayısıyla son aşamada komünizme yolu açık tutacağı ileri sürülmüştür.

I – SİYASİ SİSTEMİN TARİHİ GELİŞİMİ :

A – Çarlık Rusyası :

Temelde Saray bürokrasisi diyebileceğimiz Saray asillerinin liberal fikirlere karşı cephe alması, Rus Devletinin en önemli nedenlerinden biri olmuştur.

Çarlık rejiminin üç önemli sorunu vardı. Köylülere toprak dağıtımı, tarım reformu.

Devrimci hüviyet taşıyan partinin ilki 1898 yılında kurulan Sosyal Demokrat Parti’dir. Bu parti, 1903 Londra toplantısında açıkça Marksizmi, otoriter ve Devrimci davranışı benimseyen Lenin’in lider olduğu ve çoğunluğunu oluşturan Bolşevikler ile azınlıkla olan Menşevikler arasında iki kısma ayrıldı.

1905 Devrimi, bir bakıma Rus-Japon savaşındaki başarısızlığın temel nedenidir.

B – 1917 Devrimleri :

Şubat 1917 Devrimi “Burjuva Devrimi” olarak nitelenmiş ve hareket yukarıdan aşağıya olmuştur.

Liberal geçici hükümetin Temmuz 1917’ye kadar İhtilalci Sosyalistlerle Bolşeviklerin etkilerine müdahale etmeyi bile düşünmemiştir. Bolşevikler, Lenin’in liderliğinde üstün organizasyonları, disiplinli hareketleri ve silahlı kızıl muhafızlarıyla ağır basmaya başlamışlar ve Almanya’dan sağladıkları büyük mali yardımlarla “ekmek, toprak ve barış” sloganına dayanan propagandalarıyla işçi ve ordu çevrelerinde taraftarlarının sayısını arttırmışlar.

Bolşeviklerin “bütün iktidar Sovyetlere”

16 Ekimde Trotsky “İhtilalci askeri komiteler” kurmuştur. 26 Ekim sabahı saat ikide Bolşevikler sarayı işgal ederek geçici hükümeti devirmiştir.

Kızıl Muhafızlar Lenin’in Kurucu Meclisi feshettiği kararına dayanarak meclisi dağıtmışlardır.

C – Lenin Dönemi :

Taraftarlar Lenin’in; XX ci yüzyılda Marks’ın fikirlerini geliştiren, bilimsel sosyalist doktrini kapitalizmin yarattığı yeni durumlara uygulayan, proletarya ihtilaliyle proletarya diktatörlüğünü gerçekleştiren, Sovyet sistemiyle sosyalist düzeni yerleştiren, enternasyonal komünizmi ile dünya ihtilalinin ilerlemesini sağlayan kimse olarak tanıtmışlardır.

a) Devlet Anlayışı :

Devleti, sınıf çıkarları arasında hakemlik yapan, genel çıkar ve ortak iyiyi gerçekleştirme amacı taşıyan sosyal bir organizasyon olarak ele alan teoriler, Marksistler tarafından hakim sınıfın hakimiyetini gizlemek ve sömürülen sınıfın da bu hakimiyeti kabul etmesini sağlamak için kullanılan aldatıcı araçlar olarak yorumlanmıştır. Marx, Engels ve özellikle Lenin tarafından devlet, hakim sınıf çıkarlarını koruyan ve hizmetinde olan üst yapı görüntülü bir araç olarak kabul edilmiştir.

b) Savaş Komünizmi ve 1918 Anayasası :

Ekim-Kasım 1917, 1921 yılına kadar uzanan devre Rus siyasi rejiminde Savaş Komünizmi olarak adlandırılmaktadır.

c) N.E.P. ve 1924 Anayasası :

İktisadi durumu düzeltmek, kolektifleştirmeye uygun ortamı yaratmak için… Lenin X uncu Rus Komünist Partisi Kongresinde, kapitalizmden belirli bir derecede yararlanmak yeni askeri siyasettir (N.E.P.).

Savaş sırasında, Bolşeviklerin kurtardıkları ülkelerin Rusya Sovyetlerinin Federatif Sosyalist Cumhuriyetine katılmalarıyla, Azerbaycan, Gürcistan, Ermenistan… Aralık 1922 de Sovyetlerin kongresinde Rusya, Ukrayna, Beyaz Rusya ve Transkafkasya’dan oluşan dört cumhuriyeti kapsayan “Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği’nin” kurulması kabul edilmiştir. 1924 yılında Özbekistan ve Türkmenistan birliğe girmiştir.

Birlik Sovyet için temsilcilerin her federe nüfusuyla orantılı olarak seçilmesi Uluslar Sovyeti’nde ise her federe devletin aynı sayıda üye bulundurması ilkesi benimsenmiştir. İki meclis “presidyumu”.

Seçim tekniği: Kent-köy arasında temsil edilme farklılığı, dereceli oylama, oy kullanma hakkının bazı gruplara tanınmasıyla dar oy verme gibi.

C – Stalin Dönemi :

Stalin, Lenin’in ölümü ile “hakim olmak için bölmek” sanatını iyi bir şekilde uygulayarak, XVI cı Komünist Parti Kongresinde ilk defa parti içinde sağ ve sol eğilime sahip gruplaşma olmamış; görüşler birleşmiştir. Tek bir şahıs; parti işçi sınıfının, merkezi komite partinin, genel sekreter merkezi komitenin yerini almak suretiyle.

Sanayileşme programları öngörmüştür. Stalin, planlama yolu ile sanayileşmeyi gerçekleştirme yanında, ideolojik bir yönlendirme yapmak istemiştir.

Köylünün kollektif sisteme karşı olan isteksizliği nedeniyle azınlığı oluşturan kolektifleştirmenin tam olduğu “Sonkhoz”larla (devlet çiftçileri), çalışanların hisse sahibi olduğu, üretim kooperatifi “Kolhoz”lardan oluşmuştur.

Stalin, genel sekreter olarak partinin bakanlar konseyinin başkanı olarak devletin ve başkumandan olarak da ordunun tek hakimi olmuş ve iktidarını mutlak bir şekilde yürütmüştür.

D – Stalin Sonrası Dönem :

İktidarın dağılımı sorunu hala olumlu bir biçimde, kriz yaratmadan halledilememiştir. 1953-1964 birinci şahsiyeti olarak görülen Kruşçef, Lenin ve Stalin’in mutlak iktidarına sahip olamamış…

Krutçef, Stalin mitini yıkma kampanyası yanında yeni ideolojik formülerler komünist hareketi daha cazip kılma ve kendi durumunu kuvvetlendirme amacını gözetmiştir.

Krutçef, ileri attığı “Barış içinde birlikte yaşama”

14 Ekim 1964’de Brejnev’in parti sekreteri, Kosigin’in başbakan ve Podgorni’nin Presidyum başkanı olduğu güçlü bir iktidar dengesi yerleşmiştir.

E – 1936 ve 977 ANAYASASI

On beş Sosyalist Cumhuriyetin, Ferde Cumhuriyetlerin bazılarında, anayasa gereğince, bağımsız cumhuriyetler bulunmaktadır. Ayrıca “bağımsız eyalet” ile “ulusal bölgeler” de Federe devletin sınırları içinde yer almaktadır.

Federe cumhuriyet üç temek hakka sahiptir: Birlikten çıkabilme, rızaları alınmadan sınırlarının dokunulmazlığı ve yabancı devletlerde diplomatik ilişkiler kurabilme hakları.

Birliğin hakim görüntüsü merkezi otoriteye dayanan merkeziyetçiliktir.

Rus Çarlığı’na özgü olan merkeziyetçilik ve Ruslaştırma Rus yöneticilerinin devamlı olarak uluslararası konjonktür elverdiğince göz önünde tuttukları ana ilke olmuştur.

II – FEDERAL SİYASİ KURUMLAR :

Sovyet Süprem, Presidyum, Bakanlar Konseyi.

1 – S.S.C.B. Sovyet Süpremi :

Sovyet Süprem, birlik içindeki ulusların egemenliğini devrettiği, bütün devlet gücünü, teorik olarak, kendinde toplayan meclistir. Sovyet Süprem, yasama gücünü mutlak bir şekilde muhafaza etmektedir.

a) Sovyet Süpremin Yapısı :

300 bin kişiye bir temsilci olmak üzere, direkt olarak g,zl, ve genel oyla Sovyet halkı tarafından seçilmektedir. 18 yaşındaki seçmen, 23 yaşındakilerin seçilebilme hakkı olduğu seçme-seçilme yönünden kadın-erkek arasında farkın olmadığı, çoğunluk esasına göre iki turlu, tek listenin halkın oylamasına sunulduğu öngörülmüştür. Seçimler plebisit görüntüsünü taşımaktadır.

Milletler Meclisinde Rusya Federe Devletler Cumhuriyetinin 266 üye ile fazla temsil edilerek üstünlüğü sağlamasına sebep olmaktadır.

b) Sovyet Süpreminin Yetki ve İşleyişi :

Her iki meclisin yasama dönemi dört yıl olup…

Temelde S.S.C.B. nin fiili mutlak hakimi bütün güç anayasa perdesinin arkasında Partide görünmektedir.

2 – Sovyet Süpremi Presidyumu :

Sovyet Süpremin iki Meclisi ortak bir toplantıda Presidyumunu seçmektedir.

Presidyum hukuki yönden federal ve federe kademeler arasındaki yetki çatışmalarını karara bağlamak gücüne sahiptir. Referandum yapma yetkisi vardır.

Sovyet Süpremi, toplantı dönemleri dışında bütün yetkilerini Presidyuma delege etmiş bulunmaktadır.

3 – Bakanlar Konseyi :

yürütme organı. Bakanlar Konseyi, Sovyet Süprem vaya Presidyum tarafından alınmış kararları uygulamakla yükümlü bir delegrasyon görüntüsüne sahip.

a – Bakanlar Konseyinin Yapısı :

Üye sayısının oldukça yüksek…

b – Bakanlar Konseyinin Yetkileri :

bakanları iki gruba ayırmaktadır. Federal bakanlar ile Federe bakanlar.

4 – Organlar Arasında İlişki ve Yetki :

Anayasanın üstünlüğü ilke olarak kabul edilmekle beraber mutlak bir anlam taşımaktadır. Anayasada öngörülmüş kurumların dışında, parti fiili karar mercii olarak görülmektedir.

III – FEDERE DEVLETLERİN SİYASİ YAPISI

Federe devletlerin en üst organı Sovyet Süprem olup…

IV – TEK PARTİ

1 – Partinin İki Prensibi :

Demokratik merkeziyetçilik” ve “İçdemokrasi”.

3 – Parti Örgütü :

Partinin en üstün organı Parti Kongresidir. Parti Merkez Komitesi, iki kongre arasındaki dönemde bütün parti faaliyetlerinin yöneten organ durumundadır.

Politbüro devamlılığı sağlamak, Merkez Komitesinin en önemli organı.

Temelde Rusya’yı yöneten önemli kararların parti merkez organları aracılığıyla fiili son üst mercii olarak Parti Genel Sekreteri tarafından alındığını söylemek olanaklıdır. S

.S.C.B. Sovyet Süpermi, kuvvetler birliği esasına göre, yasama, yürütme ve yargı kuvvetlerini elinde topladığından Sovyet mahkemeleri iktidarın, özellikle gerçek güç olan partinin, baskı ve etkisi altındadır.

Sıkı disiplin ve üst karara itaati ifade eden “Demokratik Merkeziyetçilik”.

Rus nasyonalizmi genel olarak dört akıma bölünmüştür: Liberal nasyonalizm, sağ ve sol radikal nasyonalizm, muhafazakar nasyonalizm.

Liberaller, Batının Hıristiyan-demokratlarına yaklaştırılabilir. Radikal rasyonalistler S.S.C.B. nin devrettiği mirası süper devleti öngörüyorlar. Merkezi oluşturan ve Rusya’ya geçmişin prestijini sağlamak isteyen merkez muhafazakar eğilimi vardır.

V – GORBOÇOV’DAN GÜNÜMÜZE

Stalinci veya volontarist sitil, yöneticilerin anladığı ve istediği biçimde halkı yaşamaya, çalışmaya zorlayan biçimdi.; Brajnev yönetiminin sitili, fırsatçı ve sosyal yaşamın objektif koşullarına uymaktan ibaretti. Gorboçov ise pragmatik sistili benimseyerek…

Prostrika ve “Glasnost.

Komünist Partisi’nin 1988’de XIX ncu Konferansı kurumlar, toplumun demokratikleşmesi, 1977 Anayasası’nın değiştirilmesi ve hukuk devletinin oluşmasını benimsemiştir.

- 1 Aralık 1988 Yasası

sosyal örgütler tarafından seçilen milletvekilleri bir seçimden ziyade bir kooptasyon ile belirlenmiştir.

- 14 Mart 1990 Yasası

Politik açıdan demokrasiye ekonomik açıdan liberal bir ekonomiye geçiş… ideolojisinin yıkılmasından yeni değer sistemi yaratılırken Ortodoks Rum kilisesine başvuru büyük bir yer işgal etmiştir.

14 Mart 1990 yasası, anayasal bir reform olarak S.S.C.B. Başkanının sistem içindeki rolü ve yetkilerini 10 madde içinde düzenlemektedir.

- 26 Aralık 1990 Reformu

1988 yılından beri S.S.C.B.’de girişilen reform hareketlerinin somut getirisi Komünist Partisi’nin tek yönetici olma rolünden yoksun bırakılmasıdır. Ağustos 1991 darbesinden sonra Gorboçov’un iktidarda kalması olası değildi. 25 Aralık 1991 emekliye ayrılarak Gorboçov dönemi son bularak yerini Bağımsız Devletler Topluluğu (B.D.T.) bünyesinde özellikle Rus Cumhuriyeti’nde daha liberal, genel özelleştirmeyi öngören Yeltsin dönemine bırakmıştır.

- Ağustos 1991 Darbe Sonrası Kurumsal Değişme

Rusya Cumhuriyeti’nin başkanı B. Yeltsin yapılan darbenin ve olağanüstü devlet konseyi kararlarının yasal olmadığını ilan ederek Kalk Milletvekilleri Kongresi’nin hemen toplanmasını istemiş ve bir “genel grev” çağrısı yapmıştır.

- 13 Aralık 1993 Anayasası

13 Aralık 1993 anayasası halen yürürlüktedir.

Rusya federasyonunun bu anayasa ile anayasal düzeni yarı başkanlık sistemine uygun düşmektedir.

Kuvvetler ayrılığı”… “laik”

Başkan, dört yıllık bir süre için Rusya Federasyonu vatandaşları tarafından gizli, genel, eşit ve doğrudan bir oylama ile seçilmektedir.

- Bağımsız Devletler Topluluğu

Bağımsız Devletler Topluluğu bünyesi içinde Federal Rusya Cumhuriyeti, eski S.S.C.B.’nin sahip olduğu toprakların 2/3’ine ve G.S.M.H.’nında % 60’dan fazlasına sahip olduğundan en fazla ağırlıklı ve etkili devlet görünümündedir. Batı, S.S.C.B.’nin mirasçısı sıfatını Rusya Cumhuriyeti’ne tanıyarak…

21 Aralık 1991’de Alma-Ata’da toplanan S.S.C.B.’ne 25 Aralık 1991’de son vermişlerdir.

- Devlet Şefleri Konseyi

B.D.T.’nun en üst organıdır. Konseyin başkanlığı dönüşümlüdür.

- Hükümet Şefleri Konseyi

Politikasının belirlenmesinde…

- Bakanlık Komiteleri

Genel politika gözden geçirmekle yükümlü komiteden oluşmaktadır.

B.D.T.’nun üyeleri arasında işbirliği ve eşgüdüme yardımcı olmaya dayandığından son derece önemlidir.

B.D.T.: Rusya, Beyaz Rusya, Moldovya, Kazakistan, Kırgızistan, Taşikisyan, Özbekistan, Azerbaycan, Ermenistan.

Etiketler: , ,

Çarşamba, Temmuz 30, 2008

ne yapmalı ne etmeli, ismimiz bile elden gidiyor...

Bu aralar anlaşılan internette çok gezmeye başladım ki bir çok yazımı internette görebiliyorum. Hadi onu geçtim kullandığım adı kullananlar bile var (bakınız). Paylaşımcı bir insan olduğum için kimsenin blogda, kişisel sitemde ve diğer yazdığım basılı ve internet ortamlarından alıntı yapmasını yahut kopyalamasını kısıtlamış değilim ki bunu herkese paylaşıyorum ama sürekli belirttiğim gibi kaynak ve isim belirtilmesi koşuluyla.
Görüyorum ki insanlar bu aslında internet ortamında çok kullandıkları "emeğe saygı" olgusunu nedense çalıntı konularda kullanıp asıl söz sahibine yakıştıramıyorlar (bakınız Öylece Susuyordun... alttaki yorumlar).
Ufak bir araştırmayla aslında kim olduğum rahatlıkla bulunabilir internet ortamında. Üniversitenin ilk dönemlerinde İz edebiyat ve Antoloji adlı sitelere şiir ve yazıları ekliyordum. Tabi uzun bir süredir bunlara yenilerini ekleyip gerekli kontrolleri yapmadım. Blogu "kişisel depresyon anları" altına taşımak ise Öncelikle İz edebiyatta yayınladığım Kendimi Sakladım, Küçük Korku Filmlerinin Azılı Karakterlerini Unutarak adlı yazıda ortaya çıkmıştı.(metinden alıntı: Olmama korkun, varlığının yokluğa yansıması, kişisel depresyon anlarım ve adımların yalnızlığı.) Daha sonra bu kelimeler kemikleşmeye başladıkça her tazıda hemen hemen kendini belli etmeye başladı. Kişisel Depresyon Anlarının asıl yükseldiği yazı Fiili Yalnızlığımın Geçit Törenleriydi ki onunla çok bağdaştı ve yıllardır rumuz olarak kullanmaya başladım. Bu rumuzu da myspace, edebiyat sözlük, blog sitesi ve bir kaç sitede kullandım.
E tabi bunları yazmak sancılı bir döneme denk geldi kopyala/yapıştırla olmadı ama blog dahil yazılan her şey resmi olarak onaylanıyor, değil yani bu durumda tabi ki elimde hukuki haklar oluyor ama pek te kullanmak istemiyorum...
Aramalar sonucu yazdıklarımın başla sitelerde gözükmesi beni çok üzdü, en çok üzen de hiç bir kaynak gösterilmemesi tabi. Eh n'apalım belki bir şeyler araklamak için siteye girip çıkan arkadaşlar varsa bu yazıyı bulur ve insanfa gelirler. Hayıra olsun diye aşağıya bulduğum bir kaç sitenin ekran görüntüsünü ekleyeceğim ve sitelerin yönetimlerine bir ihtar yazısı yazmayı düşünüyorum, Kaldırılması yahut kaynak belirtilmesi konusunda.
Acaba bu konuda çok mu gaddar davranıyorum? Bilmiyorum belki hassas bir dönemime denk geldi ama pek yakasını bırakacak gidi değilim...

Altta isim belirtilmiş bu kurtarır mı acaba?

isim var bölüm açılmış yazı yazılmış ama nereden nasıl ortada yok...
aşağıdaki de yazmış ismi sanırım kopyalamalar bir süre sonra forumlar arası oluyor...


favorim bu blog ismi aynı renkler hemen hemen siteye yakın allahtan içerik kopya değil :)
eh kocamn da resmi var :)
bir ve üçüncü resim kapanan bugu.org'da (ekşi sözlük 17 ve 18. girdiler) yer alıyordu sonra eskiler adı altında bu linke eklemişim. http://www.kisiseldepresyonanlari.com/2007/05/ylece-susuyordun.html
(bu arada bir forumda daha buldum sanırım en hit alan yazım bu http://www.fixforum.biz/oylece-susuyordun-t18025.0.html )
dördüncü resim için söze gerek yok sanırım :)

bir çoğu da yazılı olarak elimde, ancak biraz araştırma yapmam lazım...

Etiketler: , , ,

hay ben bu windows'un...


Sabah iliklerime kadar ıslanmıştım, öyle ki bütün günü yağmurun üzerimde bıraktığı mahmurlukla geçirdim. Akşam iş çıkışı hevesle eve koşturdum, amacım bilgisayarı açıp bir film koyup, yatağa uzanıp uyku ile uyanıklık arasında filmi izlemekti, öyle ki bu durumlarda filmin başrol oyuncusu bile olabiliyordum. Gider gitmez bilgisayarı açtım üstümü değiştirirken bilgisayar açıldı, bir de baktım ki karşımda windows xp. Allah allah dedim nasıl olur. Tekrar kapadım, açtım, tekrar, tekrar, tekrar... Yok, Pardus'ten iz yok. Oysa ki bir gün önce ne güzel akıllıca kapanmıştı. O gün windowsta bir iki işlem yapmam gerektiği için açmış gerekli güncellemeleri de yarım bırakmıştım. Acaba ondan mıdır diye başladım düşünmeye...
Neyse başladım araştırma yapmaya. İnternette ne kadar konu ile ilgili site varsa okudum, ön yükleyicileri tekrar yükledim, hiç biri pardusu çalıştıramıyor. Saatler geçti hiç bir ilerleme yok... Makina direkt xp'den başlıyor. Pardus'u formatladım tekrar kurdum. Allah'ım yine açılmıyor. Hep Xp hep Xp. Windosu formatlamaya karar verdim, ama her defasında disk bozuk/hatalı deyip yarıda kesiyor işlemi...
İyice sinirlerim gerilmeye başladı...
Windowstan açtım makinayı 120 gblik hard diski saatlerce yedeklemeye uğraştıktan sonra biostan hardisteki bütün mbrleri silerek diski sıfırladım ve direkt pardus kurdum. ama olan ulaşamadığım pardusta ki dosyalarıma oldu. Artık bu akşam bir sanal bilgisayar oluşturur ona da xp kurarım diğer işler için. ne yapayım ne edeyim ki,
Windows Allah cezanı verecek!!!

Etiketler: , , , , ,

Salı, Temmuz 29, 2008

yağmur, yağmur...

Dün akşamdan beri yağan yağmur İstanbul'un üzerine düşen amaçsız bombanın yolcularının gözyaşları gibi.
Ara ara kendini tutan ama hıçkırıklarına dur diyemeyen insanların yakınları gibi.
Seri cinayetlerin ardından delilleri yok eder gibi.
Şimdi et ve kan pığtılarının, terlemiş vücutların, suya karışan pisliklerin, üzerimize döküldüğü an. Öfkemizi yeniden beslediğimiz, içimizin yeniden burkulduğu, ümitlerimizin bir kez daha yeşerildiği, ağlamalarımızın ardına saklandığı o an.
Saklanılamayacak yerdeyiz. Her ne kadar örtsek vücudumuzu, her ne kadar korusak başımızı, eşyalarımızı, ıslaklığından kurtulamayacağımızı bilerek kaçar gibi...
Şimdi yağan yağmur ve burukluğu kalbimin. İçler acısı sessizlğinde dünyanın. Eski yağmurlar gibi ya da gelecekte yağacak yamurlar gibi. Kısalan zaman, birbirini tekrarlayan günler. Şifalı bitkilerin damağımda bıraktığı acı tat ve ne yazık ki hormonlarının.
Kimler kaldı hayatmda derken ikinci elime geçememem, hangisinden başlayacağım ideolojisiyle atışan ellerim gibi.
herşey gibi. yağmur hayat, anlamsızlık, cümlesizlik, sessizlik ve sensizlik gibi.
saçma anlamsız bu yazı gibi...

Etiketler:

Pazartesi, Temmuz 28, 2008

The Dark Knight (Kara Şövalye) (imax, reald, düzeltmeleri...)

"Dünyanın Merkezine Yolculuk - Joueney to the Center of the Earth (3D sinema deneyimleri yahut bir cumartesi özeti" başlıklı yazımda imax be reald hakkında ufak tefek bilgiler vermiştim ancak bilgilerin sinemaların da yeterli bilgi vermemesinden kaynaklanan eksik ve hatalı bilgiler olduğunu belirtmeliyim.



Öncelikle Imax şirketinin gelştirmiş olduğu teknoloji RealD den farklı. İki farklı şirketin Türkiye'deki yansımaları ise Imax'in AFM, RealD'nin ki ise Mars Sinemaları. Imax ve RealD'nin orjinal sitelerinde de görebileceğimiz gibi, IMax salonlar AFM IMAX İstinye Park ve AFM Ankara Imaxda bulunmakta. RealD salonlar ise sadece İstanbul'da Cinebous Nautilus ve Cinebonus Kanyon sinemalarında bulunmakta.

RealD şirketi Imax'e göre daha uzun filmler yapmakta çünkü maliyet daha az. Imax'in özelliği ise normal film karelerinin normal film karesinden daha büyük, sesin ise daha fazla kanallı olması. Şu anda yukarıda adı geçen iki RealD sinemasında gösteirmde olan Dünyanın merkezine yolculuk filmi 3D yayınlanmakta. Ancak imax denemesi olarak lanse edilen İstinye Parkta ki Kara Şovalye filmi bir imax yapımı ancak 3d değil.



Tabi firmaların eksik bilgileri yüzünden insanlar bunu idrak edememesi İstiye Parka gidip 3d film izlemek istiyenler için bir hayal kırıklığından öteye gitmiyor. Ancak şunu söylemeliyim ki İstinye Park AFM imaxin da altından kalkabilmiş değil çünkü imaxin görüntü kalitesi Kara Şovalye filminde fiç yoktu ve dev gibi bir imax perdesi için salonun küçük olması altyazıların takibinde tam anlamıyla zorluktan başka bir şey değildi. Yani Kara Şovalyeyi izlemek zekten öte bir eziyetti bizim için. Keşke normal bir sinemada izleseydik. Ama İstinye Park'ta bir 3d deneyimin daha olacak, ama hakiki 3d.



Neyse filme gelelim. Açıkça söylemek gerekirse bir önceki Batman filmi gibi bu film de bana çok iç açıcı gelmedi. Tamam iyi oyuncular bulmuş olabilirsin ama aksiyondaki kesiklik ve o bildiğimiz Batman çizgi romanlarının havasını bize vermiyor. Ne bileyim açıkçası Tim Burton'un 1989 yapımı Batman'i daha zevkli anlar yaşatıyor bize. Yönetmenlik koltuğunda bir önceki Batman Begins filmden de hatırladığımız Christopher Nolan var. Oyuncu kadrısu ise kayda değer...

Christian Bale, Heath Ledger, Aaron Eckhart,Michael Caine,Maggie Gyllenhaal,Gary Oldman,Morgan Freeman. Şu bir gerçek ki bu sayılan isimler arasında filmi kurtaran tek isim, film çekimlerinden sonra odasında ölü olarak bulunan Heath Edger (http://tr.wikipedia.org/wiki/Heath_Ledger). Ledger'der tam anlamıyla bir oyunculuk şöleni izliyorsunuz. Batman'in klasik konusu ve diğer oyuncular hakkında pek yorum yapmayacağımstandar oyun sergilemişler ancak, Ledger için aynı şeyi söyleyemem. Film sırf onun için izlenerek arşive konulabilir. Zaten resmi olarak açıklanmasa da Oscar adayları arasında ismi geçmekte...

Etiketler: , , , , , , , , , , , , , , ,

Cumartesi, Temmuz 26, 2008

Wanted

Sinemanın son zamanlarda en çok gözüme çarpan yönetmenlerinden biri olan Timur Bakmembatov'dan Hollywood (?) tarzı mükkemmel bir aksiyon film. Eh yapım Hollywood olunca tanıdık yüzler çıkıyor karşımıza; James McAvoy, Morgan Freeman, Angelina Jolie gibi. Film başlar başlamaz kendine çekiyor sizi ve soluksuz filmin akışına kaptırıyorsunuz kendinizi. Tıpkı Nochnoy dozor (Night Watch) ve Dnevnoy dozor'da (Day Watch) olduğu gibi.

Rusya'da kendini ispatlayan Bakmembatov tası tarağı toplayıp Amerikaya gider ve ortaya Wanted çıkar. Matrix'e taş çıkartacak, bu da fazla diyeceğiniz sahneler sizi belkiyor.

Wes hayatında oldkça başarısız olan ve sürekli kendini sorgulayan bir karakterdir. Ani baş ağrıları ve ve gel gitleri vardır. Bunun sebebini panik atak olarak değerlendirdiği için sürekli antidepresan kullanmaktadır. Bir gün markette izlendiğini hisseder bu arada ve bu kişiden onu kurtaran Fox olur. Bu Wes'in hayatını değiştirecektir. Daha sonra Solan'ın önderliğindeki kardeşlikte bir katil olacaktır.

Filmin can alıcı görüntülerinden bazılarını fragmanlarda görmüşsünzdür. Daha fazlası ise filmde. Artık klasik Bakmembatov sahnesi diyebileceğim araba sahnesi yine akılda kalacak türden. Şöyle bir baktığımızda filmde yine Mark Miller adı geçiyor ama pekte çizgi romanın aslına sağdık kalınmamış.

Ama şu gerçek ki önceki Bakmembatov filmlerini izlememişseniz, bu film sizi onları izlemeye sevkedebilir. Benim tavsiyem ise ilk önce onları izlemenizdir. Tabi değinmek gereken bir gerçek daha var, Bakmembatov filmlerini sinemada yada iyi bir görüntü ve ses sisteinde izlemiyorsanız alacağınız zevk yüzde yirmi olabilir.

(Hızlı bir filme böyle hızlı karışık ordan oraya atlayan bir yazı olur zaten :))

Etiketler: , , , , , , , , , ,

Cuma, Temmuz 25, 2008

offf, offff....


Bütün gecemi PARDUS'umdan 5+1 ses almak için harcadım. Bakalım sabah işe uykusuz gidince ne olacak. Peki sorunu çözebildim mi? Elbette HAYIR. Ama pes etmek yok. Şu kararlı sürümü çıkartsalar da bizde rahatlasak di mi canım? :)

Etiketler: ,

Perşembe, Temmuz 24, 2008

ÇAĞDAŞ DEVLET SİSTEMLERİ (Prof.Dr. Esat ÇAM) II

AYRIM II : AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ
Coğrafi durum Amerikalıların kendilerine özgü bir ulusal bilince, yavaş yavaş, sahip olmalarına yardım etmiştir.
1840 – 1850 yılları arasında vukubulan birinci göç, İngiliz adalarıyla Almanya dahil kuzey batı Avrupa ülkelerinden göç edenlerin yerleşmesini sağlamıştır. Sivil savaş sonrası, ikinci göç dalgasıyla, Güney ve Doğu Avrupa ülkelerinden gelen göçmenler, üçüncü göç dalgasıyla, (1900 – 1910) özellikle Güney ve Doğu Avrupa ülkelerinden gelenler yerleşmiştir.
Çoğunluğun Protestan olduğu toplumda ikinci sırayı Katolikler işgal etmektedir.
Amerika Birleşik Devletleri, İngiltere’nin gelenek ve göreneklerine karşılık olarak, ilk yazılı anayasayı kabul ettiler. (başkanlık sistemiyle federal sistem) anayasanın ağırlık merkezini oluşturmaktadır.
  • anayasa demokrasisine dayanan bir Cumhuriyettir.
  • güçler ayrımı
  • genel oy
  • yasama organları Temsilciler Milletler Meclisi ve Senato’dan
  • Yürütme Başkanı
  • Anayasa Mahkemesi
-Merkezi federal hükümet sadece, kendisine anayasa ile verilmiş olan yetki ve sorumlulukları kullanabilmekte.
I – SİYASİ SİSTEMİN TARİHİ GELİŞİMİ
On üç Amerikan kolonisi, İngiltere’ye karşı ayaklanarak 4 Temmuz 1776 tarihinde “Bağımsızlık Bildirisini” yayınlamalarıyla, 1777 yılında “Konfederasyon Maddeleri” ile zayıf ortak iradeyi yaratmışlardır. Merkezi otoriteye dönüşmesi Washington’un giriştiği çabalar, 1787 yılında Philadephia’da “Philadephia Konvansiyonu” Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk ve halen yürürlükte olan anayasası kabul edilmiştir.
A – 1787 Anayasası :
1787 Anayasası, büyük devletlerin federalist eğilimleriyle küçük devletlerin bağımsızlıklarını korum istekleri karşısında orta yolu benimseyerek, uzlaştırıcı ilkeleri taşıyan bir görüntüye sahiptir.
Federal kongrelerce kabul edilen değişikliğin federe devletlerin kongreleri tarafından onayı yoluyla düzeltme yapılmaktadır.
En fazla kullanılan biçim.
1787 Anayasası, ilk yazılı anayasa olma özelliği taşır. Genç ülkede sosyal sözleşme ilklerinin üstün hukuk kuralları olarak yerleşmesini, uygulamasını sağlamıştır.
Güçler ayrımı ilkesine göre, federal devletler ile federe devletin arasında olduğu gibi ayrıca her birinde yasama, yürütme, yargı güçlerinin iktidar yönünden ayrılması sağlanmaktadır.
B – Federalism :
Federalism, büyük (federal) ve küçük (federal) devletlerin sağladığı avantajları bir araya getiren sistem görüntüsündedir. Küçük ve büyük federe devletler arasındaki dengeyi, kongrede temsilciler meclisi için nüfuzla orantılı üye sayısı, senato için küçük büyük farkı gözetmeksizin iki senatör gönderilmesiyle dengeli kılınmıştır.
Federal yasasalar federe devlet yasalarının üstündedir.


FEDERAL HÜKÜMET
- Yeni federe devletleri kabul etmek
Federal ve federe hükümetlerin karşılıklı zorunlulukları; karşılıklı anlayış içinde işbirliği yapan iki ortağın davranışını yansıtmaktadır. İlk on düzeltmeden sonra federal otoritenin güçlenmesi yönünden etkili olmuştur.
II – BAŞBAKANLIK
Başbakanlık rejimi” ortaya çıkış nedeni, 1787 Anayasa yapıcılarının, oluşma halinde olan ulusun ulusal birliğini hızlandırmak ve gerçekleştirmek için, güçlü bir yürütme organının gerektiğine inanmalarıdır.
A – Başkan Seçimi :
Genel bir oylama ile seçmenler, başkanı seçecek olan ikinci seçmenleri için oy kullanmakta, ikinci seçmenler de oylarıyla başkanı seçmektedir. İkinci seçmenler her federe devletin sınırları içinde seçilmektedir. Federe devletlerin başkan seçimlerine katılmaları ağırlık yönünden tam nispi değildir. Her federe devlet kongredeki temsilcileri sayısı kadar ikinci seçmen seçilebilmektedir. Başkan bu ikinci seçimlerin mutlak çoğunluğu ile seçilmektedir. Temsilciler Meclisinde başkan seçimi yapıldığı zaman oylama federe devletlere göre yapılıp, 50 federe devletten 26 sının oyunu alan aday, başkan seçilmiş olur.
Mekanizma olarak sakıncalı yönü, bir federe devlette çok az bir oy farkı ile iki partiden birine (Demokrat veya Cumhuriyet) çoğunluğu alma olanağını sağlayabilmesidir. İkinci seçmenlerin oluşturduğu başkan seçim kolejindeki çoğunluk federal ülkedeki çoğunluktan daha güçlü olmaktadır.
Çok uzun seçim süreci.
Birinci aşamasında her parti bir, yöresel kongre diyebileceğimiz “primerler” aracılığıyla partinin muhtemel başkan adayının seçimi için seçtiği delegeleriyle bir tutum takınır. “Konvansiyon”da toplanarak parti başkan adaylarını seçmektedirler.
Kasım ayının ikinci Pazartesi günü genel oylu seçime katınla seçmenler, fiilen başkan ile yardımcısını seçmektedirler. Başkanlık kampanyası parti başkan adaylarının kişiliği üzerine dayanmakta.
Ocak ayının ikinci Pazartesi günü, ikinci seçmenler başkan ve yardımcısı için oy kullanmaktadır. Formalite.
Başkanın ikinci kez seçilmesi olanaklıdır. Bir görev dönemi ara verildikten sonra yeniden aday olabilme hakkı vardır.
B – başkanlık Kurumunun Yapı ve İşleyişi :
Kararların yerindeliği ve etkinliğini sağlamak ve idari mekanizmayı yönetmek ve uyumlu kılmak için başkan yürütme bürosuna sahiptir.
Kabine, on iki bakanlık…
Kabine üyeleri, Senatonun onayıyla başkan tarafından atanmaktadır.
C – Başkanın Yetkileri :
Başkanın sembolik bir işlev olarak ulusu ve ulusal birliği somutlaştırmaktadır.
Sivil otoritenin askeri otoriteye üstünlüğünü göstermektedir.
Başkanın, kongre üzerinde hukuki kurumsal hiçbir aksiyon etkisi yoktur. Başkan Kongreyi feshedemediği gibi, Kongre de başkanı istifaya zorlayamaz.
Başkanın Kongreye karşı en önemli aksiyon aleti kendisine tanınmış olan veto hakkıdır.
Kamu-oyu nezdinde başkanın sahip olduğu büyük saygınlık Başkan için Kongre üzerinde bir baskı aleti olarak kullanılabilmektedir.
Kongrenin Başkan üzerindeki baskı aletleri daha az etkilidir. Kongrenin başkana karşı en etkili silahı, bütçeyi onaylamasında bulunmaktadır.
D – Başkan Yardımcısı :
Başkan yardımcısı anayasa hükümleri gereğince Senatonun başkanıdır.
III. KONGRE
Yasama gücü kongre tarafından temsil edilmektedir.
A – Kongre Seçimi :
Her federe devlet federal kongrenin senatosuna eşit sayıda iki senatör ile, temsilciler meclisinde ise nüfuslarıyla orantılı olarak, hemen hemen 250 bin kişiye bir temsilci olmak üzere temsil edilmektedir.
Kongre üyelerinin seçimi için genel oy ilkeli, tek turlu çoğunluk sistemine dayanmaktadır. Senatörlerin seçimi için her federe devletin sınırları bir seçim bölgesi sayılarak altı yıl için iki senatör seçilmektedir. Her iki yılda bir senatonun 1/3’ü seçimle yenilenmektedir. İki yıl için seçilen temsilciler, zamanın kısalığı nedeniyle temsilciler meclisinin kurum olarak etkinliğini sağlayamamaktadırlar.
Seçim çoğunluk ilkesine dayandığından tarımsal bölgeler kentlere oranla kongrede daha fazla temsil edilmektedir.
B – Kongrenin Yapısı ve İşleyişi :
a) Kongrenin Yapısı :
Temsilciler Meclisinde ise, İngiliz sisteminden esinlenerek çoğunluk, partisinden biri “Speaker”, başkan olarak seçilmektedir.
Amerikan Kongresinin her iki meclisinde, ülkenin genel gelişmesini yakından izleyen, uzmanlaşmış, devamlı komisyonlar vardır.
b) Kongrenin İşleyişi :
bir yasa önerisinin kabul edilmesi, bir kongre üyesin, bağlı bulunduğu meclise – Senato veya Temsilciler Meclisi – bir yasa önerisi sunmasıdır. İlgili uzmanlaşmış devamlı komisyona gönderilir. Meclis, koalisyonun gönderdiği tasarıyı tartışır ve tartışma sonunda oylama yapılır. Oylama sonunda kabul edildiği taktirde tasarı, diğer meclise gönderilir. İkinci meclis de kabul edilen öneri başkanlığa gönderilir. Başkanın veto halinde iki meclisin 2/3 çoğunluğu ile tekrar kabul edilmesi gerekmektedir.
Komisyonlar baskı gruplarının at koşturduğu, etkinlik ve etkilerini en fazla duyurduğu yer görüntüsüne sahiptir.
Kongre üyesinin konuşma hakkının zamanla sınırlı olmamasıdır.
Kongre üyelerinin güçlü bir biçimde hissettirdikleri “bölgecilik” davranışlarıdır.
C – Kongrenin Yetkileri :
Temsilciler meclisi, mali insafiyete sahiptir. Mali yönü olan yasaların önerisi temsilciler meclisinde yapılmaktadır.
Senatonun, başkanın yaptığı antlaşmaları 2/3 çoğunluk ile onaylama yetkisi vardır. 2/3 çoğunluğun sağlanması, yerel sorunlara fazla önem veren senatörlerin bulunduğu Senatoda oldukça güçtür. Başkanın yürütme anlaşmaları “executive agreament” sadece iki meclisin basit çoğunluğu ile onaylanmaktadır.
IV. ANAYASA MAHKEMESİ
Yasaların anayasaya uygunluğunu denetleme hakkı, son makam olarak federal Anayasa Mahkemesine verilmiştir.
Federal Anayasa Mahkemesinin halk ve siyasi organlar nezdinde büyük bir saygınlığı olduğu gibi, gerçek bir siyasi ağırlığı da vardır.
Federal Anayasa Mahkemesi, kaydı hayat koşuluyla başkan tarafından tayin ettirilip Senatoca kabul edilen bir başkan ile, sekiz yüksek dereceli yargıçtan oluşan dokuz üteli son karar mahkemesidir.
Başkanı, Amerika birleşik Devletleri Başkanından sonra ikinci şahsiyet durumundadır.
Kararları altı ütenin katılmasıyla alır.
V. SİYASİ PARTİLER VE PARTİ SİSTEMİ
Kadro partisi görüntüsünde ve bütün ülkeye yayılmış iki büyük siyasi parti (Cumhuriyer ve Demokrat).
A. Parti Yapısı ve İşleyişi :
Cumhuriyetçi Parti, Federalistler adı altında federal otoriteyi savunmuş, Demokrat Parti antifederalist bir gurup olarak görülür.
Siyasi Partilerin Örgütü


ULUSAL KOMİTE
Her federe devleti temsil eden iki delege (bir kadın, bir erkek) olmak üzere yapısında 101 kişi vardır. Komite başkan e partinin başkanlık aday ve yardımcısını…
a) Parti Örgütü :
Adayların seçimi için propagandalar yapılması sırasında ulusal parti şeklinde etkinlikte bulunmakta, seçimlerden sonra yerel örgütler görüntüsüne bürünmektedir.
Ulusal komite her iki parti için ulusal parti organizasyonunun en önemli organı niteliğini taşımaktadır. Ulusal komite, özellikle, başkan seçiminin yapılacağı yıl çok aktif ve etkin bir rol oynamaktadır.
Parti örgütü “seçim makinesi” hüviyeti, Demokrat Parti programında, iktisadi yaşama karışma, işçi-işveren ilişkilerini düzenleme büyük bir yer işgal ettiği halde, dış ilişkiler yönünden daha ziyade “isolasyonist” bir uygulamaya önem vermektedir. Cumhuriyetçi parti ise, programda büyük kapitalist çevrelerle işbirliği yaptığından, iktisadi yaşama karışmayı ve büyük işçi kuruluşlarına destek olmayı öngörmektedir. Cumhuriyetçiler az kamu harcamaları, Demokratlar kamu harcamalarını arttırmayı öngörmektedir. Başkan yürütme etkinliklerinde muhalefetle işbirliği yapabilme olanağına sahiptir.
Her iki partinin sosyal dayanağında yaklaşık bir benzerlik olduğunu göstermektedir.
b) Parti Faaliyetleri :
Seçim kampanyası tamamıyla adaya bağlı bir biçimde yürütülmektedir.
B. Çift Parti Sistemi :
Çift parti sistemi hakimdir.
Amerikan çift parti sistemi, partilerin kadro partisi hüviyetleriyle parti disiplin ve oybirliğinden yoksunluğu nedeniyle, İngiliz çift parti sisteminin sert ve katı görüntüsüne sahip değildir.
VI – SİYASİ SİSTEMİN NİTELİKLERİ
Amerikan siyasi sisteminde, parti hükümeti kavram ve anlayışı yoktur.
Çıkar grupları, baskı grubu olarak yasama organı üzerinde etkili olmaya çalıştıklarında “loby” (Yasa Simsarı) adını almaktadır.
Baskı gruplarının etkinliği; büyüklüğü, amaçları, birlik derecesi, örgütü, grup enerjisi, liderleri ve mali kaynakları gibi çeşitli etkenlerin fonksiyonudur.
VII – FEDERE DEVLETLERİN SİYASİ KURUMLARI
50 federe devletin, federal anayasanın, aykırı olmamak koşuluyla, serbest bir biçimde hazırladığı bir anayasaya sahiptir.
Federe devletlerde yasama organı, tek meclisli Nebraska dışında Senato ve Temsilciler Meclisinden oluşmaktadır.
Yürütme gücü, halkın doğrudan seçimiyle seçilen bir vali tarafından somutlaştırılmakta-dır. Halk tarafından doğrudan seçilmiş diğer üyelerle yürütmeyi paylaşmaktadır.

Etiketler: , ,

Çarşamba, Temmuz 23, 2008

Fethi Naci'yi de Kaybettik



Edebiyat dünyamızın büyük eleştirmenlerinden Fethi Naci hayatını kaybetti. Başımız Sağolsun.

Etiketler: ,

İzinsiz içerik kullanımı...

Şu site kodları içersine "kim girmiş, kim çıkmış" kodlarını ekledikten sonra olanı biteni izleme gibi bir merak çöktü üzerime. Şimdi arada sırada kim nerden girmiş, ne aratmış girmiş, nelere bakmış kontrol ediyorum. Eh google arama sonuçları yönlendirmelerinde pek komik ve düşündürücü şeylerle karşılaşmıyorum değil yani. Google'da en çok "sevişme anları"nı aratanlar benim siteme gelmiş... Sevişmeyle ilgili çok mu şey yazdım acaba tereddüte düşüyorum. Neyse.

Tabi bu gezinmeler sıırasında bazı şiir, yazı ve hikayelerimi (kısaca içerik) başka sitelerde görüyorum. Bir çoğu alıntıyı belirtmiş, bazıları ise unutmuş. Unutmuş demek istiyorum sanırım çalmak aklından geçmemiştir. Bazen öyle oluyor ki beğendiğiniz bir yazı oluyor, bunu siz de başkalarıyla paylaşmak istiyorsunuz. E şimdi yazara mail atıp onayı beklemek zaman alabilir hevesiniz kursağınızda kalabilir. Ben de bir çok kez bu işlemi gözardı etmişimdir. Ancak oraya küçük bir link eklemek yada isim belirtmek kimsenin eline yapışmaz değil mi?
çok şey mi istiyorum?
elbette hayır?

Etiketler: ,

Salı, Temmuz 22, 2008

Suna Pekuysal'ı Kaybettik



Başımız Sağolsun.

Etiketler: ,

Pazartesi, Temmuz 21, 2008

iki yemin

Ben hep çabuk çekilen tetiğe yaşadım
Yemin ettim
Yüreğimdeki ve bedenimdeki
bütün yaralar adına
yüzünün kuyusuna düştüğüm kuytuda
Sana olanca aydınlığım ve karanlığımla baktım
aşktan yorgun düştü dinim
dağıldı kehribarım
gül ve buğday yetiştiren
Ömrüm adına yemin ederim ki:
Ben seçmedim bu ölümü
Kaçmasan vurmayacaktım

MURATHAN MUNGAN

Etiketler: , ,

Pazar, Temmuz 20, 2008

Dünyanın Merkezine Yolculuk - Journey to the Center of the Earth (3D sinema deneyimleri yahut bir cumartesi özeti)

Cuma akşamı piyangodan cumartesi mesaisi çıkması ile bozulan moralimi toparlamak için taktım 3D film izlemeye. Arkadaşlarında kanına girerek daha önceleri hep hayal kırıklığına uğradığım bir 3D