Perşembe, Kasım 29, 2007
Pazartesi, Kasım 26, 2007
pek çok yolu var. Ama var oluşumuza bir amaç ve gerekli koşulları sağlayan anılarımızdır. Hayallerimizin, korkularımızın, aşklarımızın ve pişmanlıklarımızın kişisel karışımından oluşuruz. Hayatın acımasız bir cilvesi sonucu, karanlığa ışık tutarak aydınlatmak, iyi ile kötüyü, başarı ile başarısızlığı ayırt etmek kaderimizi olmuştur. Bizi diğer türlerden ayırıp insan yapan şey işte budur.
Ve sonunda, bunlar için savaş vermeliyiz.
Heroes S2-E9
Etiketler: Heroes
Pazar, Kasım 25, 2007
bu durumda evrim sonucu mükemmelleşen insanın karşısına çıkan tanrının görünümü bir yaratıktan farklı mı olmalıdır? sorusu aklınıza yer edebilir. peki mükemmellik hangi değer yargılarıyla nitelendirilmeli?"
Çarşamba, Kasım 21, 2007
şimdi sırası değil... birşeyleri yardılamak için. ya da savaşmak... birşeyler uydurmaya çalışarak....
Etiketler: gelecek
Salı, Kasım 20, 2007
Derlemeler 1 ‘İnternette izlenmeye hayır’ girişimi
Tüketici derneklerinin istediği “do not track” (izlemeye hayır) seçeneği, şirketlerin, kullanıcının internet alışkanlarına göre reklam göndermelerine engel olmayı amaçlıyor.
Bu girişimin arkasındaki Center for Democracy and Technology (Demokrasi ve Teknoloji için Merkez), Electronic Frontier Foundation (Elektronik Sınır Vakfı) ve Consumer Federation of America (Amerika Tüketici Federasyonu), adlı kuruluşlar, bu yöndeki taleplerini yetkili makam olan Amerikan Federal Ticaret Komisyonuna sundular.
Bu seçeneğin sunulmasıyla, reklamcıların, tüketicilerin bilgisayarlarına elektronik “cookie”ler” (çerezler) veya “tag”ler (etiketler) koyarak, internet kullanıcılarının istekleri dışında kişisel web alışkanlıkları hakkında bilgi toplamalarının önüne geçileceğini belirten tüketici kuruluşları, bu faaliyette bulunacak reklamcıların da servis sağlayıcılarının tüm alan adlarını yetkili makamlara kaydettirmelerini istiyorlar.
Kuruluşlar, ayrıca reklamcıların sağlık ve mali faaliyetler konusunda kişisel bilgi toplaması ve bunu kullanmasının yasaklanmasını talep ediyorlar.
Kişisel veya sosyal reklamcılığın gelecek yıllarda, son dönemde online reklam firmalarını satın olan Google, Yahoo ve Microsof gibi internet devleri ile büyük bir sektör olması bekleniyor.
Etiketler: derlemeler, e/2, internette izlemeye hayır girişimi
Genetik Evrim
Örneğin lösinde durum bu şekildedir. Fakat sinonim her kodonun protein içerisine amino asit yerleştirme aktivitesi farklıdır. Esasında canlılığın başlangıcında üçlü harf olmasına karşın ikili kod kullanılması olasıdır ve bu durumda, o zaman, yalnız 16 çeşit amino asit kullanılıyordu.
İkili harften üçlü harfe geçme öldürücü olabilir. Bu nedenle başlangıçta üç harf; fakat birli ve ikili kodon kullanılıyordu. Başlangıçta iki harfle kodlanan aminoasitler bugün de yine iki harfle kodlanmaya devam etmektedir. Sadece asparaginin yerinde kod değişikliği olmuştur. Geçmişte asparagini saptayan AGX (X herhangi bir baz) bugün serini ve keza arginini saptamaktadır.
Büyük bir olasılıkla trp ya da met gibi bazı amino asitler ilk (prebiyotik) canlı ortamlarında mevcut değildirler. Toplam beş amino asit bir evrimsel basamakla diğer amino asitlerden metabolize edilmişlerdir. Bunlar:
Asp ———————>• Asn ( = Asp N)
Glu ———————^Gln (= GluN)
Sis (= Cys)———»-Met.
Ser ————————*» Trp.
Fen ( = Phe) ——>- Tir (= Tyr)
Geri kalan 15 amino asit ise o ortamda mevcuttu ve dolayısıyla iki harfli kod yeterliydi.
Daha sonra amino asit çeşitleri artınca üçlü kodona gitmek zorunluluğu doğdu. Bu kalıtsal yapıda bir evrimdi. Fakat birçok amino asit çeşidi için (genellikle bu evrimden önce bulunan amino asit çeşitleri) triplet kodun baştan iki harfi yeterlidir ve son harf ne olursa olsun amino aside özelleşmesi değişmez. Bu, bize eskiden iki harfli kodonların kullanıldığını göstermektedir. Bazı kodonlar da şifre vermek için değil, sadece protein sentezinde başlama ve bitirme işaretini vermek için kullanılır. Kalıtsal kodların evrensel olduğu görülmüştür. Virüslerden insana kadar yapılan araştırmalarda aynı bazları aynı düzen içerisinde içeren (DNA ve RNA olarak), yani aynı kodona sahip olan tüm canlılarda aynı amino aside özelleşme görülür.
Kod büyüklüğü ve kalıtsal materyalin uzunluğundan bir canlının taşıdığı bilgi miktarı tahmin edilebilir, örneğin ihsanın tüm genom uzunluğu yaklaşık 92 cm. olduğunu daha önce öğrenmiştik. Bu, yaklaşık 3 x 109 nukleotit çiftine ve dolayısıyla 109 kodona denktir. Orta büyüklükteki bir protein 150 amino asitten oluştuğuna göre, normal bir insan hücresi yaklaşık 6x106 farklı proteini kodlayabilecek kapasiteye sahiptir.
Etiketler: e/2, Genetik Evrim, Kayan El, Kesik Baş
Varlık Felsefesi
Gerçekte var olanlar: Gerçek varlık, gerçekliğini nesnelerden, olaylardan, kişilerden alan; belli bir zaman ve mekanda var olandır. Gerçekte var olanlar duyu organları ile algılanır. Örneğin:masa,sıra,kitap v.b.
İdea’da (zihinde,düşünsel) var olanlar: İnsanların zihinlerinde oluşturdukları kavramlardır.Zihinde var olanları insanlar bir takım olay ve ilişkilerden soyutlayarak elde ederler,bu nedenle duyu organları ile kavranamazlar.
Bilim ve Felsefe açısından VARLIK
Bilim ve Felsefe’nin varlığa bakış açıları şu noktalardan farklılaşır:
*Bilime göre varlık tartışmasız vardır. Bilim varlığın var olduğunu ön kabul olarak benimser ve var kabul ettiği varlıkla ilgili neden-sonuç ilişkileri kurar.
Felsefe varlığın var olup olmadığını da tartışır. Nedenlerin nedenlerini de araştırır.
**Bilimler konularına göre varlığı parçalara ayırarak , kendilerine özgü yöntemlerle inceler.Felsefe,varlığı bütün halinde görür ve bütün halinde incelemeye çalışır.Bunun içinse gerekirse tüm bilimlerin sonuçlarını kullanarak genel kuramsal açıklamalar yapar.
Metafizik -Ontoloji
Metafizik; ispatlanması ve çürütülmesi mümkün olmayan sorunlarla ilgilenir.Ontoloji;Varlıkla ilgili sorunların tartışıldığı metafizik alanıdır.
Ontolojinin soruları şunlardır:
1-Varlık var mıdır?
2-Varlığın ana maddesi nedir?
3-Evren nasıl oluşmuştur?
4-Evrenin bir amacı var mıdır?
5-Varlıkta özgürlük var mıdır?
6-Ruh nedir?
7-Ruh ölümsüz müdür?
8-Ölüm nedir?
Tabiat(doğa) filozofları varlığın ana maddesi (arkhe) nedir? Sorusuyla ilgilenmişlerdir. Örneğin Thales; varlık arkesinin su olduğunu söyleyerek ontolojiyle ilgilenen ilk filozof olmuştur.
Aristoteles varlığın ilk nedenlerini araştırarak metafiziğin ilkelerini belirlemiştir. Aristoteles, evreni bir bütün olarak kavramaya çalışmış ve bu çabasından da felsefenin bir disiplini olan Metafizik-Ontoloji doğmuştur.
Ancak Ontolojiyi bir felsefe disiplinine dönüştüren Cristian Wolf’tur.Wolf ontolojiyi;- tanrının,ruhun ve dünyanın varlığını kanıtlamak isteyen bir alan olarak- belirler.
Etiketler: varlık felsefesi
Salı, Kasım 13, 2007
hava gittikçe soğuyordu. ne zaman yağmur yağsa onların ter kokularını alıyordum ve şimdi yağmur mevsimiydi. nefesleri dondurmak için esiyordu sanki ve usul usul kış geliyordu...
13 kasım. hiç birşeyden emin değilim. bildiklerim sadece yansımalardan ibaret ve net değil. hayal mi görüyorum? gökyüzü iki parça... ahtapot elleri... ve bir çığlık. yükselen insanlar, bir vaiz... herşey paramparça... görüntüler, gürültüler, bütün insanlar... ve işte şimdi hep bir ağızdan robotlaşmışlar...
ilk yarık... ahtapotun kollarına... kaynayan yılanların ortasına...
Pazartesi, Kasım 12, 2007
Antony, If It Be Your Will
If it be your will
That I speak no more And my voice be still
As it was before I will speak no more I shall abide until I am spoken for If it be your will If it be your will That a voice be true From this broken hill I will sing to you From this broken hill
All your praises they shall ring
If it be your will To let me sing
From this broken hill All your praises they shall ring If it be your will To let me sing If it be your will If there is a choice Let the rivers fill Let the hills rejoice Let your mercy spill On all these burning hearts in hell
If it be your will
To make us well
And draw us near
And bind us tight
All your children here
In their rags of light
In our rags of light
All dressed to kill
And end this night
If it be your will If it be your will.
L. Cohen
Etiketler: Antony, If It Be Your Will, Leonard Cohen, sakıncalı şarkılar
Pazar, Kasım 11, 2007
p.a.z.a.r.t.e.s.i. s.e.d.r.o.
lanet pazartesilerden biri... en güzel yanı birazdan uyuyor olacağım...
bir (ne istiyorum)
iki (susmallıyım)
üç (bu koyunlar)
dört (işe yaramıyorlar)
beş (kuzu mu olması gerekliydi)
altı (bu kafa karıştırmaktan başka birşey değil)
yedi (bilgisayarı kapatsa mıydım)
sekiz (lanet baş ağrısı)
dokuz (bu şekilde nasıl uyuyabilirim ki?)
on (bir kez daha düşünelim yüzükoyun yatmalıyım sağ elim göğüsümü tutmalı, peki elim ağrımaz mı? nasıl olsa uykumda dönerim. ayağımı kırmalıyım biraz daha. evet şimdi daha iyi... nerde kalmıştık...)
bir
iki
üç
dört
beş (ninni mi söylesem)
uyusun da büyüsün ninni tıpış tıpış yürüsün ninni (bu bana pek uymadı neyse)
bir
iki
üç
dört (alo dancu dancu)
beş (aloğ ben tanğjuu beni mi aradın çapkın)
altı (sen değil lan sen değil erkek danju gassaraylı danju)
yedi
sekis (ne seksi rakam allah'ım)
dokuz (alo galaksi taksi araba yok)
on (hanum efendicum araba yok)
anbir (ne demek araba yok demek)
oniki (araba yok demek araba yok demek)
onüç (rüzgar sokağı göğüyor feryat figan herşey)
ondört (orospuuu)
onbeş (sen o kadını tanıyor musun?)
on altı (yoo tanımayrum)
onyedi (sen tanımadığın kadınlara orospu mu dersin?)
on sekiz yok demem ama kızdırdı beni araba varmı diyo yok diyorum nedemek araba yok demek diyoye diyorum araba yok araba yok demek ne diyo araba yok diyorum arava varmı yok diyorum yok demek nedemek diyor yok diyorum vvarmı diyor yok diyorum yom ne demek diyo...)
onsekiz (orospuya bak be!)
ondokuz (sen o kadını tanaymısın?)
yirmi (yok tanımıyorum)
yirmibir (sen tanumaduğun kadınlara orospi mi dersun?)
yirmiiki (yok demem ama kızdırdı beni aaaa nedne aynı şeyleri tekrarlatıyorusun?)
yirmiüç (galiba yok)
yirmi dört (araba var mı?)
yimi beş (şu karşıda ki naomi wats değil mi?)
yirmi altı (evet ama sen kimsin?)
yirmi yedi (bilinç altın)
yirmiskiz (hala seksi... bunun üstüde var mı?)
yirmi dokuz (haha çok komik...)
otuz (eğer gerçekten bilinç altıysan olması gerkenin naomi wats olmaması gerektiğinide biliyorsundur değil mi?
otuzbir (karışık bir cümle)
otuz iki (cevap)
otuz üç (şu kitabı incele)
otuz dört (oo hepsi burada gibi)
otz beş (içlerinde neomi de var)
otuz altı (onun için havamda değilim)
otuz yedi (istek uyandıran şeylerden kurtulmak için ona teslim olman gerek der oscar wilde)
otuz sekiz (hala seksi... oscar wilde gaymiş ama)
otuz dokuz (teleny'i ben mi okudum)
kırk (bilinçaltı okutmuştur sempatisi olmadığını ne bileyim)
kık bir
güneş açmış, dışarıda yağan yağmus gözleirmden süzülen damlalarla birlikte olmuş... güneş açıyor, kırların serin rüzgarı yüzümü yalıyor... temiz, güzel, esnek...
şimdi...
kık i...ki...
kır...üö
k.k dort
kııı... be...
kı...
...
kı.... yed
k! seksiz (hala sekiz...)
........
.........
..........
Etiketler: deliler, döküntüler
Çarşamba, Kasım 07, 2007
diyal(og)lar 1
yok vaz geçtine göre var bişi baksana hala balkondasın
hala
hala
e hala
uyuyamı kaldın ne yaptın
...
ortanca yeğen geldi "Kim o Ayla mı?" dedi, "hee" dedim
kadın
valla googlede çıkan bütün sitelere baktım yok bulamadım, saklanmış galiba
adam
evet saklanmış
kadın
hatta gitar tabları bile çıktı
adam
biliyom kandırdım ben seni
kadın
ha beklemedim sey diil zaten
adam
vay be bizim sitede bile yok
...
Allah'ım kafadan uydurduk
kadın
ha
adam
ha
kadın
bu salak napıyo burda
adam
hı hı
kadın
...
kimbilir kimbilir
adam
Allah bilir, Allah bilir
kadın
açmayalım şu konuyu
adam
kapayalım ozaman tut şunun ucunu
kadın
neyin
adam
lafın
kadın
çektikce uzamasın
adam
yok bi düğümlük çekicez merak etmesen
kadın
iyi biz lafa düğümlenmeyelimde
adam
yok bişi olmaz
kadın
bak uykum var ağğğğğğğ görüyomusn esniyorum gözümden yaş akıyor
adam
esnediğini gördümde gözünden yaş aktını görmedim
kadın
bak işte sanki soğan soymuşum gibi
adam
Allah Allah dur bakayım bi...
kadın
ay görmüyo musun hala
adam
yok valla görmedim
kadın
ay yanamdan bile süzüldü düştü yere
adam
hım demek süzüldü eee benim şimdi geçtiği yolu görmem için biraz daha yaklaşmam gerekecek
kadın
ay yaklaşma ben bidaha esnerim ay ay bak aaağğğğ, gördün mü?
adam
esnemeni gördümde, yaş yinde yok
kadın
ya ben hissediyorum
adam
Allah Allah
kadın
...
adam
yok işte
kadın
nasıl olur
adam
bilmem acaba diğerinin açtığı yoldan mı gidiyor
kadın
yok yok bu farklı, tam elmacık kemiğinden sonra sola saptı
adam
acaba niye istikamet değiştirdi ki trafik mi sıkışıktı
kadın
yok tektük geçiyolar
adam
hangi yol bu
kadın
şu modaya inen cadde
adam
o dar genit yani
kadın
evet
adam
e ben niye göremiyorum
kadın
geçit dar ya ondandır ne bileyim ben
adam
yaklaşmam lazım
kadın
e elimizdekileri n'apıcaz
adam
ne vardı da elimizde
kadın
laf
adam
aaa ben onun ucunu salı verdim
kadın
tüh n'olcak şimdi
adam
n'olcamı var yakalayana kadar peşinden koşacğız ama şimdi şu yolu izleyelim
kadın
kararlısın yani?
adam
istemiyosan yani?
kadın
ağğğ bak bi tane daha
adam
sağda mı solda mı?
kadın
iki tarafta
adam
dur bakayım... sabit dur bakim...
kadın
...
adam
a-ha gördüm gibi
adam kadına iyice yaklaşmış eliyle çenesinin kenerından tutmuştur başını hafif geri çeker göz göze gelirler kadın dudağını ısırır daha sonra adam kadının dudağını...
bir öpüşmek için bu kadar dalavere
Fransızca niye bilmiyoz ya da Almanlar gibi anlaşamıyoruz?
Etiketler: diyaloglar, döküntüler
Salı, Kasım 06, 2007
bir haftalık ara....
neyse öpüşelim, barışalım, sarılalım... bi de içki benden sana...
afiyet ola...
Perşembe, Kasım 01, 2007
Metin Demirhan'ı Kaybettik
Kendisine Allah'tan rahmet, yakınlarına ve sevenlerine başsağlığı dilerim...
Etiketler: Metin Demirhan


