Çarşamba, Ocak 24, 2007

ben benim işte, herşey böyle, niye böyle nihat niye böyle be! says:
işte bak hayatımın özeti ışın kime değer verdimse kimi sevdimse hep bunlar oldu,
affet nolur bu saf deli yüreğimi says:
ben de
ben benim işte, herşey böyle, niye böyle nihat niye böyle be! says:
değişen hiç birşey yok yıllardır sürekli kendimi dğeiştirmeye çalıştım hep hata bende diye artık değiştirecek birşey de kalmadı çok bilgili olman kültürlü olman oturmasını kalkmasını konuşmasını bilemen bi şey ifade etmiyor. bazen hayat istemiyor seni, o azınlığın içine giriyorsun çıkışın yok kendine kapanıyorsun ve o zaman çok iyi insan oluyorsun ve o insanlığında becerilerinle kıyaslanıyor ve sömürülmeye baslıyor sense yanımda bir insan olsun diye hep kendinden veriyorsun hep kendini hiçe sayıp işine iş yükleyip onlar hoşnut olsun diye çalışıyorsun ve insanlar işleri bitince senden uzaklaşıyor
yapabileceğin hiç birşey yok, aslında en iyisi her şeyi bırakıp çekip gitmek, benim se bu üçüncü kaçışım olur artık yapmak istemiyorum bunu
tükendim bittim hep eksilerde oyna hep eksilerde oyna, sıfıra yaklaşmak bile büyük bir mutluluk, polyanacılıığı denedim, bütün gelişim kiyaplarını, rahatlama tekniklerini, herşeyimi onlara göre düzenledim,
yok hiç bişey yok hepsi yalan uydurmaca...
affet nolur bu saf deli yüreğimi says:
diyecek bişi bulamıyorum
ben benim işte, herşey böyle, niye böyle nihat niye böyle be! says:
yok iyi insan olmak, kimse bişi demesein ardımdan konusmasın kimseyi kırmim demek, daha ne kadar vericem kenndimden almadan, iliklerim çekiliyor artık, ayaklarım tutmuyor, uyumaya o kadar çok ihitiyacım oluyor ki, tasalanmamak için, yok o da olmuyor uyku ilaçları da bir adım öteye götürmüyor
hep aynı sey hep aynı tekrar...
artık bişey kalmadı bende hiç bişey ne alacak ne verecek, hiçkimseye hiç bi şekilde
ben benim işte, herşey böyle, niye böyle nihat niye böyle be! says:
alışamadım bu dünyaya ne kadar giyindimse ne kadar peruk taktımsa daha da uzaklaştım.. susmak en iyisi kaçmak çabalamamak ve batmamak

Etiketler:

Cumartesi, Ocak 20, 2007

saatlerdir sayfa açık ve "body" bölümü doldurulmayı bekliyor. düşünüyorum da sadece doldurulmayı beklen bu bölüm mü? değil, elbette değil. sürekli aynı şeyler, aynı tekrarlar... zaman geçse de değişmiyor insan. sırtına ne yük bindirdiyse, kişiler, olaylar, tarzlar, hareketler değişse de sonuç hep aynı oluyor. bazen aynaya bakıyorum, işte kendimden hoşnutsuzluğum resmi. makyajla ne kadar kapatabilirim dertlerimi, yada saçımı boyatsam şanssızlığımın bacağı kırılır mı? bu gün yeni bir başlangıç için yeni elbiseler aldım, uzamış kırılmaya başlamış tırnaklarımı kestim, dün gece rakının verdiği tatlı ağrı başımda...(yine ara verdim)"eşşeğe altın semer taksan" diyor aklımın bir köşesi...neden bu kadar çok umut ediyoruz, hayatımızı karartmanın sorunsuz yolu mu bu?

Etiketler:

Cuma, Ocak 19, 2007

gitti... yaklaşık 34 saattir ses yok :(

Etiketler:

Perşembe, Ocak 11, 2007

siyahlarımı giydim, yüzümü bembeyaz ortaya çıkaran umutsuzluklarımı. artık kusmuyorum hayata eskisi gibi çünkü verebilecek hiçbir şeyim kalmadı. hayallerim, ellerim, gözlerimdeki son gülümseme. ve şimdi tamamen boyanmak istiyorum siyaha, umutsuzluklarımın içersinde boğulmaya çalışarak. hiçbir şey değişmeyecek biliyorum. Hiçbir şey bir yeniyi tattırmayacak bana. son otobüsle gideceksin, gölgenin düştüğü yerde, daha dağılmadan nefesinin buharı, soğumadan vücudumun yalnızlığı ve bir daha dönmeyeceksin. ve bir kez daha umut edeceğim mutlu ölmeni tanrıdan... belki de yanımda.. :'(

Etiketler:

Salı, Ocak 09, 2007

ithaf..

kacinci kez buyuyorum, kacinci kez parcalaniyor bedenim. ay biraz daha diriliyor gözümde. uzaklastikca kızarıyor, uzaklaştıkça bir kez daha titriyor bedenim. soğumaya başlarken, içindeyken.
biliyorum yarin kötü büyülerin vakti ve çarmıha gerilmiş varlığımın son çırpınışları. bir mezar içinde bekleyen venyansınlar.
buradayım... neredesin...
içinde, kimse bilmeden, konusmadan, dokunmadan. kifayetsiz sözlerin yankılanması aklımda. kimler konusuyor, küçük kemirgenler mi? içimde beslediğim nefret. haydi bir kez daha gül yüzüme. acımı paylaş. umutsuz çırpınışlara bırakma beni. hayallerimi öldür.
laf olsun diye konuşma benimle, uykusuz bırakma, aklima indirme kelepçeleri.
ben kimim, duvarda yansıyan varolmak için bir ışığa muhtaç.
ölüyorum şimdi, elinde kalsin, içine sıkışsın gözlerim. susuyorum bu neydi ya...
merak etme beni.
yanibaşımda...

Etiketler:

Çarşamba, Ocak 03, 2007

bakıyorum. eşsizce içime dolan ardımda bıraktığım hayallerden başka bir şey değil. üzerinde yürüdüğüm kirli toprağın yansıması vücudumda. artık bedenim gibi ruhumu da temizlemeliyim. belki bütün organlarımı. üzerimdeki uğursuzluk dalgalarını bulaştırmamalıyım etrafa. insanlardan kaçmalıyım. En azından onları mutsuz etmemeliyim, berbat siluetimle.
gözlerimi kapamalıyım. konuşmamalıyım kanayan yaralarıyla hayatın. geçirebilecek gücüm yok. aksine biliyorum ki uğursuzluğumla kangrenine çevirmeden, hayatları, saklamalıyım kendimi onlardan. kime umut veriyorum? kime ektiriyorum yeni mutlulukların tohumlarını. evet bunlar bir yalan ve bir yalan sadece başkalarını kandırabildiğin sürece vardır. yalan hayatıma alışmışım. umutlarımı, sevgilerimi, sabırlarımı kısacası insan olmaya çalıştığım her şeyi anlatmışım herkese bir bir.
bu gün dönüp arkanıza bakmayın. yüzümde bir maske yok ama bedenim bu değil. içimi görmeyin. uğursuzluğunu çekmeyin hayatımın.
kim neyle kurtarmaya gelecek.
doktorlar mı, büyücüler mi, hayaller mi?
ve şimdi bakın...

Etiketler: