paranoy-a
Ayaklarının arkasında tüy yoktu daha sonra bunun kendisini yırtarcasına kaşınmasından kaynaklanacağını anlamıştı. Yüz metre kadar beni izledi sonra durakta durduğum yerde durdu ve kaşınmaya başladı. Onu gördükçe bende kaşınmaya başlıyordum. Küçük kimseye belli etmeyen hareketlerle üç milim uzunluğundaki tırnaklarımı saçlarımın arasına, dirseğime, yüzüme, kemerimin altında kalan bekimin tam orta noktasına geçiriyor ve rahatlamaya çalıyordum. Ben kaşındıkça ve köpeği gördükçe, vücudumdaki kaşınma dalgalar biraz daha sıklaşıyordu. Arka tarafımda bulunan mağazalara doğru yürüdüm. Uyuz köpekte peşimi bırakmamış benle geliyordu. Daha sonra tekrar düşündüğümde köpekle aramızdaki mesafe iki metreyi hiçbir zaman düşürüp, arttırmamıştı. Ben durdukça duruyor hareket ettikçe ediyordu. Gerçektende rahatsız olmaya başlamıştım. Karşındaki insan olsa bu rahatsızlığımı belli edebilirdin anca bu bir hayvan olduğunda yapabileceğin şey sayısı sadece garip sesler çıkararak onu kovmaktan öteye gidemez, birdir.
İlk kez bir köpekten bu kadar çekindiğimi hissediyorum. Onda beni huzursuz eden bir şeyler vardı. Sebebini çıkarmadığım bazı şeyler içimi kemiriyordum. Bastığı yelere basmak istemiyordum, hatta görmek bile. Kafamı çevirip başka şeylerle ilgilenmeye çalışıyordum ama varlığı hissedilebilir düzeyde üzerime çöküyordu. Üzerine doğru yürüdüm. Bir düellonum başlangıcına şahit olmaya hazırdı etrafta bulunan insanlar. Sağ arka ayağıyla kaşıdığı yüzünün ortasında kanla yapılmış çizikler vardı. Ona yürüdüğümü hissedince kafasını kaldırdı ve küçümser gözlerle yüzüme baktı. O an durakladım ne yapacağımı bilmiyordum. İnsanların ifadesiz ve uykulu bakışları arasında uğraştığım şeye bakın. Durdum geri döndüm. Bu arada köpek hızlı adımlarla geriye dönüp koşmaya başladı. Sanki birden vücut fonksiyonlarım yerine dönmüş hayat sanki yeni sıradanlığına bürünmüştü. Derin bir nefes aldım ancak kaşınmaya hala devam ediyordum.
Etiketler: sayıklamalar




0 Yorum:
Yorum Gönder
<< Ana Sayfa